DANIŞMANLIK SÖZLEŞMESİ NASIL HAZIRLANIR? HİZMET KAPSAMI, GİZLİLİK (NDA), REKABET YASAĞI, FESİH VE HUKUKİ RİSK REHBERİ
Ticari hayatın dinamizmi içinde işletmeler, büyüme stratejilerini doğru kurgulamak, teknolojik değişimlere ayak uydurmak veya finansal yapılarını güçlendirmek adına dışarıdan uzman desteğine ihtiyaç duyarlar. İşte bu noktada, uzmanlık bilgisinin transferini, tarafların hak ve yükümlülüklerini güvence altına alan en kritik enstrüman danışmanlık sözleşmesidir. Ancak uygulamada müvekkillerin en çok sorduğu ve en sık hataya düştüğü husus, bu sözleşmelerin internetten alınan basmakalıp şablonlarla hukuka uygun hale getirilebileceği yanılgısıdır. Eksik veya hatalı kurgulanmış bir sözleşme, telafisi imkansız maddi kayıplara, fikri mülkiyet haklarının yitirilmesine ve uzun yıllar sürecek yıpratıcı davalara sebebiyet verebilir. Bu kapsamlı rehberde, 2026 yılı güncel mevzuatı, Yargıtay kararları ve saha tecrübelerimiz ışığında, risklerden arındırılmış bir danışmanlık sözleşmesinin nasıl hazırlanması gerektiğini tüm detaylarıyla ele alacağız.
DANIŞMANLIK SÖZLEŞMESİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ VE YASAL DAYANAĞI
Bir danışmanlık sözleşmesinin omurgasını oluştururken atılması gereken ilk adım, bu sözleşmenin Türk Borçlar Kanunu (TBK) tahtında hangi sözleşme tipine girdiğini doğru tespit etmektir. Türk hukuk mevzuatında "Danışmanlık Sözleşmesi" adı altında müstakil ve isimli bir sözleşme türü düzenlenmemiştir. Bu nedenle sözleşme, niteliği itibarıyla bir "isimsiz sözleşme" veya unsurlarının ağırlığına göre karma nitelikli bir sözleşme olarak kabul edilir.
Duruşma salonlarında sıkça karşılaştığımız hataların başında, danışmanlık ilişkisinin hukuki niteliğinin yanlış tayin edilmesi nedeniyle yanlış zamanaşımı sürelerinin veya sorumluluk rejimlerinin uygulanması gelmektedir. Danışmanlık sözleşmeleri çoğunlukla TBK Madde 502 ve devamında düzenlenen Vekalet Sözleşmesi hükümlerine tabidir. Vekalet sözleşmesinde vekil (danışman), müvekkilin (hizmet alanın) menfaatine ve iradesine uygun olarak bir işi görmeyi veya işlemi yapmayı üstlenir. Burada en ayırt edici unsur, danışmanın işi profesyonel bir özenle yürütme yükümlülüğü altında olması, ancak işin sonucunda kesin bir başarıyı taahhüt etmemesidir.
Öte yandan, eğer danışmanlık ilişkisi belirli bir raporun teslimi, bir yazılım mimarisinin kurulması veya somut bir projenin sıfırdan üretilmesi gibi net bir "sonuç" veya "eser" meydana getirme borcu içeriyorsa, sözleşme TBK Madde 470 ve devamında düzenlenen Eser Sözleşmesi niteliğine bürünebilir. Eser sözleşmesinde yüklenici, bir eser meydana getirmeyi taahhüt eder ve burada "sonuç garantisi" esastır.
Sözleşmenin hangi türe yakın olduğunun tespiti; ihbar süreleri, ayıba karşı tekeffül hükümleri ve özellikle zamanaşımı süreleri (vekalette kural olarak 5 yıl, eserde ise ağır kusur hariç 5 yıl ancak bazı durumlarda farklılıklar arz edebilir) açısından hayati önem taşır. Sözleşmeyi hazırlarken tarafların edimlerini bu iki hukuki rejimden hangisine oturtacağımızı netleştirmemiz gerekir.
TARAFLARIN TANIMLANMASI VE TEMSİL YETKİSİNİN KONTROLÜ
Sözleşmenin başlangıç bölümünde, tarafların tam unvanları, adresleri, vergi daireleri ve mersis numaraları eksiksiz yer almalıdır. Uygulamada, grup şirketlerinde veya holding yapılarında hangi tüzel kişinin sözleşmeye taraf olduğu karmaşası sıkça yaşanmaktadır. "Hizmet Alan" ve "Danışman" olarak taraflar tanımlanırken şu hususlara dikkat edilmelidir:
- Tüzel Kişilik Kontrolü: Sözleşmeyi imzalayan şirketin güncel ticaret sicil gazetesi kayıtları incelenmeli, şirketin tam unvanı yazılmalıdır.
- İmza Sirküleri ve Temsil Yetkisi: Sözleşmeye imza atan şahısların şirketi münferiden mi yoksa müştereken mi temsile yetkili olduğu imza sirkülerinden kontrol edilmelidir. Yetkisiz temsil durumunda, TBK Madde 46 uyarınca şirketin sözleşmeye sonradan icazet vermemesi halinde sözleşme geçersiz kalabilir ve danışmanlık ücretinin tahsili imkansızlaşabilir.
- Tebligat Adresleri: Tarafların belirttikleri adreslerin geçerli tebligat adresi olduğu, adres değişikliklerinin karşı tarafa yazılı olarak bildirilmediği sürece bu adreslere yapılacak tebligatların geçerli olacağı (Tebligat Kanunu Madde 21 ve 35 bağlamında) açıkça karara bağlanmalıdır.
SÖZLEŞMENİN AMACI VE KAPSAMI (SCOPE OF WORK)
Sözleşmelerde uyuşmazlıkların en büyük kaynağı, "kapsam muğlaklığıdır". Genellikle taraflar, "Şirketin finansal süreçlerinin iyileştirilmesi için danışmanlık verilmesi" gibi tek cümlelik kapsamlar yazmaktadır. Bu durum, hizmet alanın sonsuz bir hizmet beklentisi içine girmesine, danışmanın ise minimum eforla süreci tamamlamak istemesine yol açar.
Kapsam maddesi (Scope of Work), hiçbir gri alan bırakmayacak şekilde, gerekirse sözleşmeye bir Ek (Ek-1: Hizmet Parametreleri) yapılarak listelenmelidir. Danışmanın hangi günlerde, günde kaç saat çalışacağı, ayda kaç toplantıya katılacağı, hangi ara raporları sunacağı ve nihai teslimatın ne olacağı tek tek yazılmalıdır. Eğer sözleşme kapsamı dışına çıkılması gerekirse, bunun ek bir ücrete tabi olacağı ve yazılı bir ek sözleşme (Addendum) ile yapılacağı mutlaka belirtilmelidir.
DANIŞMANLIK ÜCRETİ, ÖDEME PLANI VE RETAINER MODELLERİ
Danışmanlık sözleşmelerinde finansal yapının kurgulanması, nakit akışının ve emeğin korunması açısından stratejik bir öneme sahiptir. Hukuk uygulamasında yaygın olarak kullanılan üç temel ücretlendirme modeli bulunmaktadır:
Ücret Modeli | Tanımı | Avantajı | Riski |
|---|---|---|---|
| Sabit Ücret (Fixed Fee) | Proje bazlı veya aylık net bir tutarın belirlenmesi. | Bütçelendirilebilir ve nettir. | Kapsam genişlediğinde danışman zarar edebilir. |
| Saatlik Ücret (Hourly Rate) | Çalışılan saat başına ücretlendirme yapılması. | Emeğin tam karşılığı alınır. | Hizmet alan açısından maliyet kontrolü zordur. |
| Başarı Primi (Success Fee) | Alınan sonuca veya elde edilen kâra endeksli prim. | Motivasyonu artırır, kazan-kazan ilkesine uygundur. | Borçlar Hukuku sınırı ve tahsilat riski yüksektir. |
Ödeme planı maddesinde, faturanın ne zaman kesileceği, ödemenin hangi banka hesabına ve faturadan kaç gün sonra (Örn: "Fatura tarihinden itibaren 7 iş günü içinde") yapılacağı netleştirilmelidir. Geciken ödemeler için TBK Madde 120 sınırları dahilinde temerrüt faizi işletileceği veya danışmanın ödeme yapılana kadar edimini ifadan kaçınma hakkı (Ödememe Def'i - TBK Madde 97) olduğu sözleşmeye eklenmelidir.
TARAFLARIN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ
Sözleşmenin bu bölümü, tarafların süreç boyunca sergileyeceği iş birliğinin anayasasıdır. Sadece danışmanın değil, hizmet alanın da yükümlülükleri dengeli bir şekilde dağıtılmalıdır.
Danışmanın Yükümlülükleri:
- Özen ve Sadakat Borcu: Danışman, işi kendi uzmanlık alanının gerektirdiği akademik ve pratik standartlara uygun olarak, basiretli bir tacir gibi (Türk Ticaret Kanunu Madde 18/2) yürütmek zorundadır.
- Şahsen İfa Yükümlülüğü: Vekalet sözleşmesinin doğası gereği, danışmanlık hizmetini bizzat ilgili uzmanın mı vereceği yoksa işi alt çalışanlarına devredip devredemeyeceği (ikame vekil) açıkça yazılmalıdır.
- Raporlama: Danışmanın belirli periyotlarla (haftalık/aylık) ilerleme raporu sunması yükümlülüğü getirilmelidir.
Hizmet Alanın Yükümlülükleri:
- Bilgi ve Belge Sağlama: Hizmet alan, danışmanın işini yapabilmesi için gerekli olan tüm veri, döküman, şifre ve kurumsal bilgileri zamanında ve eksiksiz sağlamakla yükümlüdür. Bilgi sağlamadaki gecikmelerden ötürü danışmana kusur atfedilemeyeceği ve bu sürelerin proje süresine ekleneceği yazılmalıdır.
- Çalışma Alanı Tahsisi: Eğer hizmet yerinde (on-site) verilecekse, uygun çalışma ortamının ve altyapının sağlanması hizmet alanın borcudur.
GİZLİLİK VE VERİ KORUMA (NDA) ESASLARI
Danışmanlık ilişkilerinde danışman, şirketin mali verilerine, ticari sırlarına, müşteri listelerine ve büyüme stratejilerine doğrudan erişim sağlar. Bu durum, çok sıkı bir gizlilik rejimini zorunlu kılar. Çoğu zaman sözleşme içine konulan tek cümlelik gizlilik maddeleri yetersiz kalmaktadır. Sözleşmede müstakil bir "Gizlilik ve Ticari Sırların Korunması" maddesi bulunmalı veya sözleşmeye ek olarak kapsamlı bir Gizlilik Sözleşmesi (NDA) eklenmelidir.
Gizlilik maddesinde; "Gizli Bilgi"nin tanımı alabildiğine geniş tutulmalı, yazılı, sözlü veya elektronik ortamda paylaşılan her türlü veri bu kapsama alınmalıdır. En önemlisi, gizlilik yükümlülüğünün sözleşme sona erdikten sonra da (en az 3 veya 5 yıl süreyle) devam edeceği açıkça kararlaştırılmalıdır. Ayrıca, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) uyarınca, danışmanın eriştiği kişisel verileri veri işleyen veya veri sorumlusu sıfatıyla nasıl koruyacağı, veri ihlali halinde doğacak idari para cezalarından ve zararlardan hukuken nasıl sorumlu olacağı net bir şekilde regüle edilmelidir.
FİKRİ VE SINAİ MÜLKİYET HAKLARININ DEVRİ (FSEK UYUMU)
Uygulamada en çok ihtilaf çıkan alanlardan biri, danışmanlık süresince yaratılan fikri ürünlerin (yazılım kodları, tasarım şablonları, pazarlama stratejileri, analiz raporları, markalar, patentlenebilir buluşlar) mülkiyetinin kime ait olacağı hususudur. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) uyarınca, bir eserin mali haklarının (işleme, çoğaltma, yayma, temsil, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma arz hakları) devri yazılı ve emredici kurallara tabidir.
Eğer sözleşmeye özel bir hüküm konulmazsa, üretilen eserin sahibi onu meydana getiren danışmandır. Hizmet alanın bu hakları kullanabilmesi için sözleşmeye şu ibare eklenmelidir:
"Danışmanlık sözleşmesi kapsamında ve ifası sırasında danışman tarafından geliştirilen, üretilen veya katkıda bulunulan her türlü fikri ve sınai mülkiyet hakkı, FSEK Madde 48 ve devamı uyarınca, herhangi bir ek ücrete tabi olmaksızın, yaratıldığı andan itibaren gayrikabil-i rücu olarak, dünya çapında, süresiz ve özel (münhasır) olarak Hizmet Alan'a devredilmiştir. Danışman, FSEK tahtındaki manevi haklarını (umuma arz, adın belirtilmesi, eserde değişiklik yapılmasını menetme) Hizmet Alan'ın ticari menfaatlerine zarar verecek şekilde kullanmayacağını tahhüt eder."
REKABET YASAĞI VE TRANSFER ENGELİ (NON-SOLICITATION)
Şirketler, dışarıdan aldıkları danışmanların aynı dönemde doğrudan rakiplerine de hizmet vermesini veya danışmanlık süreci bittikten sonra kendi kilit personelini transfer etmesini engellemek isterler. Bu amaçla sözleşmeye "Rekabet Etmeme" ve "Personel Devşirmeme (Non-Solicitation)" maddeleri eklenmelidir.
Rekabet Yasağı: Danışmanın, sözleşme süresince ve sözleşmenin sona ermesinden itibaren belirli bir süre (Örn: 1 yıl) boyunca, Hizmet Alan'ın doğrudan rakibi olan firmalara aynı veya benzer konularda danışmanlık vermesi engellenebilir. Ancak TBK Madde 444 ve devamı uyarınca, rekabet yasağının coğrafi bölge, süre ve konu bakımından sınırlandırılması zorunludur. Sınırları çizilmemiş, aşırı geniş bir rekabet yasağı mahkemelerce geçersiz sayılır veya hakim tarafından hakkaniyeten indirilir.
Personel Transfer Engeli: Tarafların, sözleşme süresince ve bitiminden itibaren 1 yıl içinde, birbirlerinin çalışanlarına doğrudan veya dolaylı olarak iş teklif etmeyeceği, istihdam etmeyeceği karara bağlanmalıdır.
CEZAİ ŞART MADDESİ VE SINIRLARI
Sözleşmedeki yükümlülüklerin (özellikle gizlilik, rekabet yasağı ve fikri mülkiyetin ihlali) sadece kağıt üzerinde kalmaması için caydırıcı bir yaptırıma, yani cezai şarta (TBK Madde 179) bağlanması gerekir. Cezai şart maddesi yazılırken "İhlal halinde karşı tarafın uğradığı tüm zararlar tazmin edilir" ifadesi tek başına yetersizdir; çünkü zararın miktarını ve illiyet bağını ispat yükü zarar görendedir. Bunun yerine net bir meblağ belirlenmelidir (Örn: "Gizlilik ihlali halinde ihlal eden taraf, diğer tarafa ilk talepte nakden ve defaten 500.000 TL cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder.").
Cezai Şart Kurgulanırken Dikkat Edilecek Hukuki Sınırlar:
- Aşırı Cezai Şartın İndirilmesi: TBK Madde 182/last fıkrası uyarınca, hakim aşırı gördüğü cezai şartı kendiliğinden indirmekle yükümlüdür. Ancak taraflar Türk Ticaret Kanunu anlamında "tacir" sıfatına sahipse (TTK Madde 22), aşırı cezai şartın indirilmesini mahkemeden talep edemezler. Bu nedenle tacirler arası sözleşmelerde cezai şart miktarı şirketlerin mali hacmine uygun ve dengeli seçilmelidir.
- Zararı Aşma Hakkı: Cezai şartı aşan bir zarar doğması ihtimaline binaen, "Cezai şartın ödenmesi, Hizmet Alan'ın bu miktarı aşan zararlarını talep etme hakkını ortadan kaldırmaz" ibaresi mutlaka eklenmelidir.
SÖZLEŞMENİN SÜRESİ, YENİLENMESİ VE MÜCBİR SEBEP (FORCE MAJEURE)
Sözleşmenin yürürlüğe gireceği tarih ve ne kadar süreyle geçerli olacağı açıkça belirtilmelidir. Sözleşmeler süre bakımından ikiye ayrılır:
- Belirli Süreli Sözleşmeler: Belirlenen tarihte (Örn: 31.12.2026) sözleşme kendiliğinden sona erer. Eğer taraflar sessiz kalırsa sözleşmenin otomatik olarak uzayıp uzamayacağı (Örn: "Taraflar sözleşme bitiminden en az 30 gün önce yazılı olarak fesih bildiriminde bulunmadığı takdirde sözleşme aynı şartlarla 1 yıl daha uzar") net bir şekilde formüle edilmelidir.
- Belirsiz Süreli Sözleşmeler: Belirli bir bitiş tarihi olmayan, tarafların ihbar sürelerine uyarak her zaman feshedebileceği sözleşmelerdir.
Mücbir Sebep (Force Majeure): Deprem, sel, yangın gibi doğal afetler, savaş, sıkıyönetim, salgın hastalık (pandemi) veya hükümet tasarrufları gibi tarafların kontrolü dışında gelişen, edimin ifasını imkansız kılan durumlar mücbir sebep olarak tanımlanmalıdır. Mücbir sebep süresince tarafların edimlerinin askıya alınacağı, bu durumun 30 günden fazla sürmesi halinde tarafların tazminatsız fesih hakkı doğacağı maddede yer almalıdır.
SÖZLEŞMENİN FESHİ VE TASFİYE SÜREÇLERİ
Sözleşmenin normal yollar dışında hangi durumlarda ve nasıl sonlandırılabileceği "Fesih" başlığı altında iki ana senaryoda kurgulanır:
- Haklı Nedenle Fesih (Termination for Cause): Taraflardan birinin sözleşme yükümlülüklerini ihlal etmesi durumudur. Örneğin danışmanın üst üste iki ay rapor sunmaması veya hizmet alanın ödemeleri geciktirmesi. Bu durumda, ihlal eden tarafa noter vasıtasıyla yazılı bir ihtarname çekilerek ihlali düzeltmesi için makul bir süre (Örn: 7 veya 15 gün) verilir. İhlal bu süre içinde giderilmezse sözleşme tek taraflı olarak derhal feshedilir. İhlalin niteliğine göre (Örn: gizlilik ihlali) süresiz ve derhal fesih hakkı da tanınabilir.
- Sebepsiz / Olağan Fesih (Termination for Convenience): Tarafların herhangi bir gerekçe göstermeksizin, sadece ticari strateji değişikliği nedeniyle sözleşmeyi bitirmek istemeleridir. Bu hakkın kullanılabilmesi için karşı tarafa makul bir ihbar süresi önceden (Örn: "30 gün önceden yazılı bildirimde bulunmak kaydıyla") bildirilmelidir.
Tasfiye Süreci: Sözleşme feshedildiğinde, o güne kadar verilmiş hizmetlerin bedeli, o güne kadar teslim edilmiş raporların durumu ve iade edilmesi gereken gizli belgelerin (veri depolama cihazları, evraklar vb.) teslim usulü bu maddede tasfiye edilmelidir.
UYUŞMAZLIKLARIN ÇÖZÜMÜ: YETKİLİ MAHKEME VE TAHKİM ŞARTI
Sözleşmenin uygulanması veya tefsiri sırasında doğacak uyuşmazlıkların nerede ve nasıl çözüleceği önceden belirlenmelidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) Madde 17 uyarınca, tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler.
Sözleşmeye eklenecek yetki şartında, uyuşmazlığın çözümünde hangi il mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili olacağı yazılmalıdır (Örn: "Bu sözleşmeden doğan tüm uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul Anadolu Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir."). Ayrıca, uyuşmazlıkların daha hızlı, gizli ve uzman hakemler eliyle çözülmesi isteniyorsa, sözleşmeye İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) veya uluslararası tahkim kurallarına uyumlu bir Tahkim Şartı eklenmesi de ticari olarak değerlendirilebilir.
MALİ YÜKÜMLÜLÜKLER VE DAMGA VERGİSİ SÜRECİ
Sözleşme imzalandıktan sonra tarafların karşısına çıkan en önemli mali yükümlülük Damga Vergisidir. 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu uyarınca, belli bir parayı ihtiva eden (sözleşme bedeli net veya hesaplanabilir olan) sözleşmeler damga vergisine tabidir. Danışmanlık sözleşmelerinde de toplam sözleşme bedeli (Örn: 12 aylık toplam retainer ücreti) üzerinden binde 9,48 oranında damga vergisi doğar.
Sözleşmeye, "Bu sözleşmeden doğan damga vergisi ve her türlü harç Hizmet Alan tarafından ödenecektir" veya "Taraflarca eşit olarak paylaşılacaktır" şeklinde bir hüküm konulmalıdır. Damga vergisinin ödenmemesi sözleşmenin hukuki geçerliliğini etkilemez ancak olası bir dava durumunda mahkeme veya icra müdürlüğü sözleşmeyi vergi dairesine ihbar eder ve gecikme faiziyle birlikte tahsil edilmesini şart koşar. Dolayısıyla bu mali yükümlülüğün baştan planlanması gerekir.
DANIŞMANLIK SÖZLEŞMESİ KONTROL LİSTESİ (CHECKLIST)
Sözleşmenizi imzalamadan önce aşağıdaki tablodan tüm maddelerin eksiksiz var olduğunu kontrol edebilirsiniz:
No | Kontrol Maddesi | Dikkat Edilecek Husus |
|---|---|---|
| 1 | Tarafların Mersis, Vergi No ve Güncel Adresleri | Ticaret Sicil Gazetesi ile eşleşmeli. |
| 2 | İmza Atanların Yetki Kontrolü | İmza sirküleri güncelliği doğrulanmalı. |
| 3 | Detaylı İş Kapsamı (Scope of Work) | Gri alan ve ucu açık ifadeler bırakılmamalı. |
| 4 | Ödeme Planı ve Fatura Kesim Şartları | Gecikme faizi ve ifadan kaçınma hakkı eklenmeli. |
| 5 | Gizlilik ve KVKK Maddesi | Sözleşme sonrasında da devam edeceği yazılmalı. |
| 6 | Fikri Mülkiyet Haklarının Devri (FSEK) | "Mali hakların devredildiği" ibaresi bulunmalı. |
| 7 | Rekabet Yasağı ve Personel Engeli | Süre, yer ve konu sınırları çizilmeli. |
| 8 | Cezai Şart Hükmü | Net ve caydırıcı tutar belirlenmeli. |
| 9 | İhbar ve Fesih Süreleri | Haklı neden ve olağan fesih ayrılmalı. |
| 10 | Yetkili Mahkeme ve Damga Vergisi | Paylaşım esası netleştirilmeli. |
ÖZET
Danışmanlık sözleşmesi, bir uzmanın bilgi ve tecrübesini hizmet alana sunmasını güvence altına alan, Türk Borçlar Kanunu kapsamında çoğunlukla vekalet sözleşmesi niteliğindeki hukuki belgedir. Riskleri önlemek için iş kapsamı net çizilmeli, fikri mülkiyet devri FSEK’e uygun yazılmalı, gizlilik ile KVKK maddeleri ve caydırıcı bir cezai şart eklenmelidir.
SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)
1. Danışmanlık sözleşmesinde net bir süre belirtilmesi zorunlu mudur?
Zorunlu değildir; sözleşme belirli veya belirsiz süreli kurgulanabilir. Ancak belirsiz süreli sözleşmelerde tarafların mağdur olmaması için makul bir fesih ihbar süresinin (Örn: 30 gün) sözleşmeye yazılması şarttır.
2. Danışmanlık sözleşmesi imzalarken damga vergisini kim öder?
Damga Vergisi Kanunu uyarınca taraflar verginin ödenmesinden müteselsilen sorumludur. Ancak sözleşmeye konulacak özel bir hükümle verginin tamamen hizmet alan tarafından ödeneceği veya yarı yarıya paylaşılacağı serbestçe kararlaştırılabilir.
3. Sözleşmeye yazılan aşırı yüksek cezai şartlar mahkemede iptal edilir mi?
Türk Borçlar Kanunu uyarınca hakim aşırı cezai şartı indirebilir. Fakat taraflar "tacir" ise (şirket veya ticari işletme), Türk Ticaret Kanunu gereği cezai şartın aşırı yüksek olduğunu ileri sürerek indirim talep edemezler. Bu nedenle tutar baştan doğru belirlenmelidir.
4. Danışmanlık sürecinde üretilen yazılım veya tasarımların hakları kime aittir?
Sözleşmede aksine bir hüküm yoksa, haklar eseri üreten danışmana ait kalır. Hakların şirkete geçmesi için sözleşmede 5846 sayılı FSEK’e uygun, mali hakların (işleme, çoğaltma, yayma) devredildiğini gösteren emredici ve yazılı bir devir maddesinin bulunması zorunludur.
5. Danışmanlık sözleşmesi noter huzurunda yapılmak zorunda mıdır?
Hayır, danışmanlık sözleşmelerinin geçerliliği noter şartına bağlı değildir; adi yazılı şekilde (tarafların ıslak veya güvenli elektronik imzasıyla) yapılması hukuken geçerli olması için yeterlidir. Ancak ispat kolaylığı açısından noter kanalı da tercih edilebilir.
6. Danışman şirketin sırlarını ifşa ederse ne yapılabilir?
Sözleşmede yer alan gizlilik maddesi ve cezai şart hükmü devreye sokulur. Şirket, ihtara gerek kalmaksızın cezai şartı talep edebileceği gibi, uğradığı ticari zararın tazmini için dava açabilir ve Türk Ceza Kanunu kapsamında "ticari sırrın ifşası" suçundan suç duyurusunda bulunabilir.
PROAKTİF HUKUK VE DANIŞMANLIK BÜROSU
Ticari ortaklıklarınızı güvence altına almak, gelecekteki olası uyuşmazlıklarda hak kaybına uğramamak ve şirketinizin fikri mülkiyet sermayesini korumak için sözleşme süreçlerinin profesyonel bir vizyonla yönetilmesi elzemdir. Çeyrek asırlık derin hukuki birikimimiz ve kurumsal tecrübemizle, şirketinizin yapısına özel, risk analizi yapılmış ve mevzuata tam uyumlu danışmanlık sözleşmelerinin hazırlanması süreçlerinde yanınızdayız. Operasyonel risklerinizi sıfıra indirmek ve uzman ekibimizden profesyonel destek almak için Proaktif Hukuk ve Danışmanlık Bürosu ile iletişime geçerek randevu takviminizi oluşturabilirsiniz.
