KAMULAŞTIRMADA İDARE İLE UZLAŞMA VE SATIN ALMA USULÜ
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 35. maddesinde teminat altına alınan mülkiyet hakkı, bireyin devlete ve topluma karşı sahip olduğu en güçlü ayni haklardan biridir. Ancak kamu yararının gerektirdiği hallerde, bu hakkın devletin üstün kamu gücü kullanılarak sınırlandırılması mümkündür. İşte bu sınırlandırmanın en somut tezahürü kamulaştırma (istimlâk) kurumudur. İdare, kamu hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla özel mülkiyette bulunan taşınmazlara, bedelini peşin veya kanunda belirtilen hallerde taksitle ödemek şartıyla tek taraflı bir irade beyanıyla el koyabilir.
Ancak hukuk devleti ilkesi, bu tek taraflı gücün mülk sahibini ezmesini engelleyecek mekanizmalar geliştirmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu, idareye doğrudan dava açma yetkisi vermeden önce, malik ile masa başında buluşmasını zorunlu kılmıştır. Kamulaştırmada idare ile uzlaşmak, hem idari yargının iş yükünü azaltan hem de mülk sahibinin uzun yıllar sürecek dava yıpranmasından kurtulmasını sağlayan barışçıl bir çözüm yoludur. Bu rehberde, 2942 sayılı Kanun çerçevesinde uzlaşma sürecinin hukuki dinamiklerini ve müzakere masasında hak kayıplarını önleyecek pratik adımları inceliyoruz.
KAMULAŞTIRMADA SATIN ALMA USULÜ NEDİR VE HUKUKİ DAYANAĞI NELERDİR?
Kamulaştırma sürecinin en kritik virajı, kanunun 8. maddesinde düzenlenen "Satın Alma Usulü"dür. Kanun koyucu, idarenin doğrudan mahkemeye başvurarak Bedel Tespiti ve Tescil Davası açmasını yasaklamış; öncelikle malikle rızaen anlaşma yolunun denenmesini bir dava şartı olarak öngörmüştür.
2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu Madde 8 Hükmünün Analizi
İlgili madde uyarınca idare, kamulaştırma kararı aldıktan sonra kendi bünyesinde bir Kıymet Takdir Komisyonu ve bir de Uzlaşma Komisyonu kurar. Kıymet takdir komisyonu, taşınmazın tahmini bedelini gizli bir raporla belirler. Ardından uzlaşma komisyonu, malike resmi bir davet göndererek pazarlık masasına çağırır. Bu usul, özü itibarıyla bir idari sözleşme akdetme girişimidir.
Uzlaşmanın Hukuki Niteliği: Bir İdari Sözleşme mi, Borçlar Hukuku Sözleşmesi mi?
Uzlaşma masasında imzalanan tutanak, alelade bir gayrimenkul satış vaadi veya borçlar hukuku sözleşmesi değildir. Bu işlem, kamu gücünün gölgesinde yapılan, ancak iki tarafın iradelerinin uyuşmasıyla sonuçlanan, kendine özgü (sui generis) bir hukuki rejim içerir. Bu sürecin sonunda imzalanan tutanak kesin olup, tarafları bağlar ve kamu düzeninden sayılan sonuçlar doğurur.
TAKDİR KOMİSYONU VE UZLAŞMA KOMİSYONU NASIL ÇALIŞIR?
Uygulamada müvekkillerimizin en çok yanılgıya düştüğü husus, bu iki komisyonun aynı kurul olduğu düşüncesidir. Oysa kanun, objektifliği sağlamak adına bu iki yapıyı birbirinden tamamen ayırmıştır.
Kıymet Takdir Komisyonunun Gizli Raporu
Kıymet takdir komisyonu, taşınmazın cinsini, yüzölçümünü, üzerindeki yapıların değerini ve emsal rayiç bedellerini inceleyerek bir değer biçer. Uygulamadaki veriler incelendiğinde, idarenin bu gizli raporu tanzim ederken çoğu zaman bölgedeki serbest piyasa koşullarını değil, emlak vergi değerlerini veya güncelliğini yitirmiş verileri baz aldığı görülmektedir. Bu rapor, uzlaşma görüşmeleri tamamlanıncaya kadar malike veya üçüncü kişilere kesinlikle açıklanmaz.
Uzlaşma Komisyonunun Davet Usulü ve Süreçleri
Komisyon, taşınmaz malikine, kamulaştırılacak taşınmazın niteliğini ve bu konudaki uzlaşma arzusunu belirten resmi bir taahhütlü mektup gönderir veya tebliğ eder. Malik veya yetkili vekili, bu tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde idareye başvurarak uzlaşma görüşmelerine katılmak istediğini bildirmelidir. Bu süre hak düşürücü olmamakla birlikte, sürecin mahkemeye intikal etmesini önlemek adına stratejik öneme sahiptir.
İDARENİN İLK BEDEL TEKLİFİ NASIL HESAPLANIR? EMLAK VE RAYİÇ BEDEL KRİTERLERİ
Uzlaşma masasına oturduğunuzda idarenin size sunduğu rakam tesadüfi bir sayı değildir. İdare, bu rakamı hesaplarken Kanunun 11. maddesindeki değerleme kriterlerine uymak zorundadır. Ancak 2026 yılı ekonomik konjonktürü ve yüksek enflasyonist ortam göz önüne alındığında, idarenin hesaplama yöntemleri ile taşınmazın gerçek ekonomik değeri arasında ciddi uçurumlar meydana gelmektedir.
İdarenin hesaplamada dikkate alması gereken yasal kriterler şunlardır:
- Arsalarda: Kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışların değerleri.
- Arazilerde: Taşınmazın konumu ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getirebileceği net geliri (Gelir metodolojisi).
- Yapılarda: Resmi birim fiyatları, yapı maliyet hesapları ve yıpranma payı.
- Ekstra Unsurlar: Taşınmazın üzerindeki ağaçların cinsi, yaşı ve verimliliği; varsa ticari işletmenin ciro kaybı.
Uygulamada müvekkillerin en çok sorduğu soruların başında, "İdare emsal karşılaştırmasını neye göre yapıyor?" sorusu gelmektedir. İdare genellikle tapu müdürlüklerinden alınan resmi satış harç değerlerini baz alır. Ancak Türkiye'de tapuda satış bedellerinin düşük gösterilmesi yaygın bir pratik olduğundan, idarenin ilk teklifi neredeyse her zaman piyasa rayicinin %40 ila %60 altında kalmaktadır.
UZLAŞMA GÖRÜŞMELERİNDE AVUKAT BULUNDURMAK VE STRATEJİK MÜZAKERE
Kamulaştırma uzlaşma masası, mülk sahibi için bir "hak arama" yeri olduğu kadar, idare için de bütçeyi koruma alanıdır. Bu nedenle görüşmelere hazırlıksız, tek başına ve teknik verilerden yoksun katılmak, telafisi imkansız zararlara yol açar.
Avukat Bulundurma Zorunluluğu Var mıdır?
Hukuken uzlaşma komisyonuna malikin bizzat katılması veya noter onaylı, özel yetki içeren bir vekaletname ile avukatını görevlendirmesi mümkündür. Avukat bulundurmak yasal bir zorunluluk olmasa da, hukuki ve teknik bir zorunluluktur. Çünkü masada yapılacak bir anlık hatalı beyan veya imza, mülkünüzün gerçek değerinin çok altında bir bedelle elinizden çıkmasına neden olur.
Masa Başında Yapılan Psikolojik ve Hukuki Hatalar
- Hızlı Kabul Hatası: İdarenin "Eğer kabul etmezseniz dava açılır, paranızı 2-3 yıl alamazsınız, mahkeme masrafları size yüklenir" şeklindeki bürokratik baskılarına boyun eğerek ilk teklifi hemen imzalamak.
- Veri Sunamamak: İdarenin sunduğu düşük bedele karşı, bölgedeki gerçek gayrimenkul değerleme raporlarını, güncel banka ekspertiz raporlarını veya nitelikli emsal satış sözleşmelerini masaya koyamamak.
UZLAŞMA SAĞLANMASI DURUMUNDA SÜREÇ: UZLAŞMA TUTANAĞININ İMZALANMASI VE HUKUKİ SONUÇLARI
Görüşmeler sonucunda idare ile malik arasında bedel ve taşınmazın devri konusunda ortak bir paydada buluşulursa, taraflar arasında Kamulaştırma Uzlaşma Tutanağı tanzim edilir ve imzalanır. Bu tutanağın imzalanmasıyla birlikte süreç geri dönülemez bir hukuki yola girer.
Uzlaşma Tutanağının Hukuki Niteliği
Bu tutanak, ilam (mahkeme kararı) niteliğinde bir belgedir. İmzalandığı andan itibaren taşınmazın üzerindeki mülkiyet hakkı, idare lehine tescil edilmek üzere adeta bloke edilir.
Tapuda Feragat ve Tescil İşlemleri
Tutanak imzalandıktan sonra idare, taşınmazın kendi adına tapuda tescil edilmesi veya terkini (yol, yeşil alan vb. ise) için bir gün belirler. Malik, belirlenen günde tapu müdürlüğüne giderek feragât beyanında bulunur. Bu işlem gerçekleştirilmeden idare tarafından ödeme yapılmaz.
UZLAŞILAN BEDELİN ÖDENME SÜRESİ VE 2026 YILI MEVZUAT GÜNCELLEMELERİ
2942 sayılı Kanun'un 8. maddesinin en hassas noktası, uzlaşma sonrasındaki ödeme takvimidir. Kanunun açık hükmüne göre; uzlaşma tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren en geç 45 gün içinde kamulaştırma bedelinin malike ödenmeye hazır hale getirilmesi ve durumun malike bildirilerek tapuda feragatin istenmesi gerekir.
45 Günlük Sürenin İhlali Halinde Ne Olur?
Uygulamada idarelerin ödenek yetersizliği veya bürokratik gecikmeler nedeniyle 45 günlük yasal süreyi aştığı sıkça görülmektedir. 2026 yılı itibarıyla Yargıtay ve Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatları uyarınca; 45 gün içinde parası hazır edilmeyen malik, uzlaşma tutanağı ile bağlı kalmak zorunda değildir. Malik, iradesinin idare tarafından sürüncemede bırakıldığını ileri sürerek tutanağın iptalini ve taşınmazın güncel değeri üzerinden dava açılmasını talep edebilir.
Enflasyonist Ortamda Faiz ve Hak Kayıpları
Paranın alım gücünün hızla değiştiği dönemlerde, idarenin 45 günlük süreyi sonuna kadar kullanması dahi malik aleyhine değer kaybı yaratabilir. Bu nedenle uzlaşma masasında bedelin "peşin ve nakden" ödeneceğine dair şerhlerin tutanağa geçirilmesi stratejik bir hamledir.
UZLAŞMA TUTANAĞI İMZALANDIKTAN SONRA DAVA AÇILABİLİR Mİ? (KESİNLİK İLKESİ)
Bu soru, idare hukuku pratiğinde en çok karşılaştığımız ve vatandaşların en büyük hak kaybına uğradığı hukuki kör noktadır.
Kritik Kanun Hükmü (2942 s.K. m.8/5): "Bu madde uyarınca satın alınan veya trampa edilen taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkı, kamulaştırma yoluyla alınmış sayılır ve bu şekilde yapılan kamulaştırmaya veya bedeline karşı hiçbir davaya başvurulamaz."
Kesinlik İlkesinin İstisnaları Var mıdır?
Kanun metni son derece katıdır: Uzlaşma tutanağını imzaladıysanız, sonradan "Aslında mülküm daha değerliymiş, kandırıldım, bedel çok düşük kaldı" diyerek Kamulaştırma Bedelinin Artırılması Davası açamazsınız. Ancak genel hukuk ilkeleri çerçevesinde şu istisnai durumlarda dava açılması mümkündür:
- İradenin Fesada Uğraması (Hata, Hile, İkrah): İdarenin malike yalan beyanda bulunması, baskı yapması veya hileli yönlendirmesi sonucu imza atılmışsa, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca irade fesadı nedeniyle tutanağın iptali davası açılabilir. Ancak bu durumun ispat yükü son derece ağırdır.
- Maddi Hatalar: Tutanakta yüzölçümünün, parsel numarasının veya hesaplanan rakamın matematiksel olarak yanlış yazılması durumunda düzeltme veya tespit davası açılabilir.
UZLAŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE UZLAŞMAZLIK TUTANAĞININ DÜZENLENMESİ
Eğer idarenin sunduğu bedel taşınmazınızın gerçek değerinin çok altındaysa veya idare mülkünüzün üzerindeki müştemilatları (yapı, ağaç, kuyu vb.) hesaba katmamakta direniyorsa, uzlaşmayı reddetmek en doğal hakkınızdır.
Uzlaşmazlık Tutanağı Nedir?
Pazarlık ortamında taraflar anlaşamazsa veya malik uzlaşma davetine icabet etmezse, uzlaşma komisyonu tarafından Uzlaşmazlık Tutanağı (Anlaşmazlık Tutanağı) düzenlenir. Bu tutanağın imzalanması, masadan kalkıldığı ve sözün artık mahkemeye geçtiği anlamına gelir.
Uzlaşmazlık Tutanağı İmzalamaktan Korkmalı mısınız?
Kesinlikle hayır. Bizim saha deneyimlerimize göre, idare ile uzlaşamayıp süreci mahkemeye taşıyan mülk sahiplerinin %85'inden fazlası, bağımsız mahkeme bilirkişilerinin yaptığı objektif incelemeler neticesinde, idarenin teklif ettiğinden çok daha yüksek bedeller elde etmektedir. Dolayısıyla uzlaşmazlık tutanağı bir ceza değil, hak arama hürriyetinin ilk kapısıdır.
UZLAŞMAZLIK SONRASI SÜREÇ: 2942 SAYILI KANUN MADDE 10 (BEDEL TESPİTİ VE TESCİL DAVASI)
Uzlaşmazlık tutanağının tutulmasıyla birlikte, top artık idarenin sahasındadır. İdare, uzlaşmazlık tutanağının tanzim edildiği tarihten itibaren 30 gün içinde taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesine başvurarak kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası açar.
Dava Sürecinin İşleyişi ve Aşamaları
- Mahkemenin Daveti: Mahkeme, malike dava dilekçesini ve duruşma gününü tebliğ eder. Bu tebligatta malikin hakları ve yasal süreleri yazar.
- Bilirkişi Heyetinin Kurulması: Mahkeme; gayrimenkul değerleme uzmanları, ziraat mühendisleri ve inşaat mühendislerinden oluşan bağımsız bir bilirkişi heyeti atar.
- Keşif Aşaması: Taşınmaz başında hakim ve bilirkişiler huzurunda keşif yapılır. Taşınmazın tüm nitelikleri, konumu, ulaşım akslarına yakınlığı ve gerçek emsalleri yerinde incelenir.
- Bedelin Depo Edilmesi: Mahkemece belirlenen bu objektif bedel, idare tarafından malik adına belirlenen bir banka hesabına (bloke olarak) depo edilir.
- Karar: Mahkeme, bedelin malike ödenmesine ve taşınmazın idare adına tesciline karar verir.
KAMULAŞTIRMA DAVALARINDA BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ VE EMSAL DEĞERLEME ESASLARI
Mahkeme aşamasında davanın kaderini belirleyen en önemli unsur Bilirkişi Raporudur. Hakimler, teknik bir konu olan gayrimenkul değerlemesinde uzman bilirkişilerin raporlarını esasa baz alırlar. Bu nedenle, bilirkişi incelemesi sırasında hukuki argümanların doğru sunulması hayati önem taşır.
Emsal Karşılaştırmasında Nelere Dikkat Edilir?
Mahkeme, tapu müdürlüğünden ve belediyeden dava konusu taşınmaza yakın konumda, benzer nitelikte ve kamulaştırma tarihine yakın dönemde satışı yapılmış en az 3 adet emsal satış kaydı ister. Bilirkişiler bu emsalleri tek tek inceleyerek; konumu, imar durumu, cephesi ve ticari potansiyeli açısından dava konusu taşınmazla kıyaslar ve bir alt/üstünlük oranı (karşılaştırma matrisi) belirler.
Bilirkişi Raporuna İtiraz Stratejileri
İdare, kendi bütçesini korumak adına bilirkişi raporundaki en küçük yüksek bedele dahi uzman avukatları aracılığıyla itiraz edecektir. Malik tarafının da rapora karşı somut, bilimsel ve Yargıtay içtihatlarına uygun itirazlar sunması gerekir. Örneğin; bölgedeki rayiçlerin eksik hesaplandığı, taşınmazın manzarası veya anayola cephesi gibi değer artırıcı unsurların (objektif değer artışı) rapora yansıtılmadığı yönündeki itirazlar, ek rapor alınmasını veya yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmasını sağlar.
KAMULAŞTIRMADA İDARE İLE UZLAŞMANIN AVANTAJLARI VE DEZAVANTAJLARI (KARŞILAŞTIRMALI TABLO)
Mülk sahiplerinin karar verme sürecini kolaylaştırmak adına, idare ile uzlaşmanın ve uzlaşmayıp dava yoluna gitmenin artı ve eksilerini net bir tablo ile özetledik:
Kriter | İdare ile Uzlaşmak (Satın Alma Usulü) | Uzlaşmayıp Dava Yoluna Gitmek (Madde 10) |
|---|---|---|
| Süreç Hızı | Çok hızlıdır. Ortalama 1 ila 3 ay içinde sonuçlanır ve nakit akışı sağlanır. | Uzundur. Yerel mahkeme, istinaf ve Yargıtay süreçleriyle 1 ila 3 yıl sürebilir. |
| Elde Edilen Bedel | Genellikle düşüktür. İdarenin bütçe kısıtlamaları ve gizli rapor sınırları içindedir. | Genellikle yüksektir. Bağımsız bilirkişilerce piyasa ve enflasyon koşullarına göre belirlenir. |
| Hukuki Masraflar | Mahkeme harcı, bilirkişi ücreti ve dava vekalet ücreti doğmaz. | Mahkeme masrafları idareye yüklenir ancak malik kendi avukatlık ücretini karşılar. |
| Dava Açma Hakkı | Tutanak imzalandıktan sonra dava açma hakkı tamamen sona erer (Kesinlik). | Mahkemenin belirlediği bedel yetersiz bulunursa istinaf ve temyiz (Yargıtay) yolu açıktır. |
| Yasal Faiz Hakkı | Faiz uygulanmaz, masada anlaşılan net rakam ödenir. | Davanın açıldığı günden itibaren 4 ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, 4 aylık sürenin bitiminden itibaren kararın kesinleşmesine kadar geçen süre için tespit edilen bedele yasal faiz yürütülür. |
| Psikolojik Yıpranma | Düşüktür. Bürokrasi ve müzakere yönetimiyle süreç kapanır. | Yüksektir. Duruşmalar, keşifler ve rapor bekleme süreçleri sabır gerektirir. |
EMSAL YARGITAY VE ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARI IŞIĞINDA HAKLARINIZ
Yüksek mahkemelerin kararları, idare karşısında malikin en büyük zırhıdır. Gerek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu gerekse Anayasa Mahkemesi (AYM), mülkiyet hakkının özüne dokunulmaması konusunda son derece hassas kararlar vermektedir.
Anayasa Mahkemesi'nin "Makul Sürede Ödeme ve Hakkaniyetli Bedel" Kararı
AYM, önüne gelen birçok bireysel başvuruda; idarenin kamulaştırma bedelini enflasyon karşısında eriterek geç ödemesini mülkiyet hakkının ihlali olarak görmüştür. Mahkeme, "Kamulaştırma bedelinin, taşınmazın gerçek değerini yansıtması ve mülk sahibinin kamu yararı adına katlandığı fedakarlığın karşılığı olarak hakkaniyete uygun olması zorunludur" hükmünü kurmuştur.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin "Objektif Değer Artışı" İçtihadı
Yargıtay’ın yerleşik kararlarına göre; bir taşınmazın konumu, şehir merkezine olan mesafesi, altyapı hizmetlerinden yararlanma derecesi ve gelecekteki gelişim potansiyeli dikkate alınarak, çıplak mülkiyet değerinin üzerine %10 ila %50 arasında bir "Objektif Değer Artışı" eklenmelidir. İdareler uzlaşma masasında bu artışı asla hesaba katmazlar; bu hak ancak mahkeme koridorlarında kazanılır.
KAMULAŞTIRMA SÜRECİNDE MÜLK SAHİPLERİNİN EN ÇOK YAPTIĞI 5 KRİTİK HATA
- İdarenin Gönderdiği Davet Yazısını Görmezden Gelmek: "Nasılsa dava açacaklar" diyerek 15 günlük başvuru süresini kaçırmak ve idarenin gözünde "uzlaşmadan kaçınan kötü niyetli malik" konumuna düşmek.
- Müştemilat ve Ağaç Bedellerini Kontrol Etmemek: Uzlaşma tutanağında sadece arsa bedeline bakıp, arsa üzerindeki 30 yıllık zeytin ağaçlarının veya lüks binanın maliyetinin eksik yazıldığını fark etmeden imza atmak.
- İdarenin Avukatlarına/Bürokratlarına Koşulsuz Güvenmek: İdari personelin sözlü olarak verdiği "Mahkemeye gitseniz de bundan fazla alamazsınız" telkinlerini hukuki bir gerçeklik sanarak teslim olmak.
- Hisseli Taşınmazlarda Diğer Hissedarlardan Bağımsız Hareket Etmek: Paylı mülkiyete konu bir taşınmazda, bir hissedarın rıza gösterip diğerinin dava açması durumunda ortaya çıkacak hukuki karmaşayı öngörememek.
- Uzman Bir Gayrimenkul Hukukçusundan Destek Almamak: Süreci kulaktan dolma bilgilerle veya genel dava deneyimi olan ancak kamulaştırma mevzuatına hakim olmayan kişilere emanet etmek.
Özeti
Kamulaştırmada idare ile uzlaşmak, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 8. maddesi kapsamında düzenlenen, taşınmazın rızaen idareye devrini sağlayan satın alma usulüdür. Uzlaşma sağlandığında imzalanan tutanak kesin olup, sonradan bedel artırım davası açılamaz. Uzlaşma sağlanamazsa idare Asliye Hukuk Mahkemesi’nde Bedel Tespiti ve Tescil Davası açmak zorundadır.
Sıkça Sorulan Sorular
- Kamulaştırma uzlaşma komisyonu teklifini kabul etmek zorunlu mu? Hayır, zorunlu değildir. İdarenin sunduğu yasal bedel teklifini taşınmazınızın gerçek değerinin altında bulursanız teklifi reddedebilir ve sürecin mahkemeye (Madde 10 davasına) intikal etmesini sağlayabilirsiniz.
- Uzlaşma tutanağı imzalandıktan sonra iptal edilebilir mi? Kural olarak uzlaşma tutanağı kesindir ve dava konusu edilemez. Ancak imza aşamasında hile, tehdit, cebir veya ağır irade fesadı durumlarının varlığı somut delillerle ispatlanabilirse Borçlar Hukuku hükümleri uyarınca iptali talep edilebilir.
- İdare ile uzlaşamazsam mahkeme masraflarını ben mi öderim? 2942 sayılı Kanun uyarınca, uzlaşmazlık sonrası idarenin açacağı Bedel Tespiti ve Tescil Davası’nda 2942 sayılı Kanun'un 29. maddesi gereğince, bedel tespiti ve tescil davalarında mahkeme harçları ile keşif ve bilirkişi giderlerinin tamamı, davanın sonucuna veya haklılık oranına bakılmaksızın idareye yükletilir.
- Uzlaşma sağlandıktan sonra param ne zaman hesaba yatar? Kanuni düzenlemeye göre, uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihten itibaren en geç 45 gün içinde idare bedeli ödemeye hazır hale getirmek ve maliki tapuya çağırmak zorundadır.
- Kamulaştırma uzlaşma görüşmelerine avukatımın katılması şart mı? Yasal bir zorunluluk olmamakla birlikte, uzlaşma masasındaki teknik değerleme kriterleri, hak düşürücü süreler ve imzalanan tutanağın geri dönülemez niteliği karşısında, hak kaybı yaşamamak adına uzman bir idare hukuku avukatı ile temsil edilmeniz hayati önem taşır.
Mülkiyet Hakkınız İdarenin Tek Taraflı Kararlarına Mahkum Değildir!
Kamulaştırma süreçleri, geri dönüşü olmayan yasal patikalarla doludur. Uzlaşma masasında atacağınız tek bir imza, mülkünüzün gerçek değerinin çok altında bir bedelle elinizden çıkmasına neden olabileceği gibi; doğru kurgulanmış bir müzakere stratejisi hakkınız olanı almanızı sağlayabilir.
Proaktif Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak, 25 yıllık köklü geçmişimiz, idare hukuku alanındaki akademik ve pratik uzmanlığımızla taşınmazlarınızın gerçek değerini korumak için yanınızdayız. İdareden uzlaşma daveti aldıysanız veya taşınmazınız hakkında kamulaştırma kararı verildiyse, masaya tek başınıza oturmayın. Hak kaybına uğramamak ve profesyonel hukuki danışmanlık randevusu oluşturmak için bizimle hemen iletişime geçin.
