İCRA HUKUKUNDA İTİRAZIN KALDIRILMASI: İİK MADDE 68-68/a, KESİN VE GEÇİCİ KALDIRMA AYRIMI, BELGELER, İCRA İNKÂR TAZMİNATI VE DAVA REHBERİ
İcra ve İflas Hukuku, alacaklının alacağına en hızlı ve etkin yoldan kavuşmasını amaçlarken, borçlunun da haksız icra tehditlerine karşı korunmasını hedefleyen hassas bir denge üzerine kuruludur. Genel ilamsız icra takibinde (önceden bir mahkeme ilamı veya ilam niteliğinde belge olmaksızın başlatılan takiplerde), ödeme emrini tebellüğ eden borçlunun yasal süresi içerisinde icra dairesine sunacağı basit bir itiraz dilekçesi, takibi kendiliğinden durdurur. İcra takibinin bu şekilde kilitlenmesi karşısında alacaklının önünde iki temel hukuki yol açılmaktadır: Genel mahkemelerde açılacak İtirazın İptali Davası veya İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde talep edilecek İtirazın Kaldırılması yolu.
İtirazın kaldırılması müessesesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 68, 68/a ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu hukuki kurum, genel mahkemelerdeki yargılamalara kıyasla çok daha seri, şekli incelemeye dayalı ve dar yetkili bir takip hukuku yargılamasıdır. İcra Hukuk Mahkemeleri, materyal hukuka (maddi hukuka) ilişkin derinlemesine bir tespitte bulunmaz; yalnızca tarafların sunduğu belgelerin İİK m. 68 anlamında nitelikli belge olup olmadığını ve takibin usule uygunluğunu denetler.
Pratik Uyarı: Duruşma salonlarında ve uygulamada müvekkillerin en çok düştüğü yanılgı, İcra Hukuk Mahkemesi'nin genel bir alacak davası gibi tanık dinleyeceğini veya re'sen delil toplayacağını sanmalarıdır. İcra Hukuk Mahkemesi hakimi, dar yetkili bir icra hakimidir; senetteki imzanın borçluya ait olup olmadığını veya borcun İİK m. 68'deki yazılı belgelerle ispatlanıp ispatlanamadığını incelemekle yetinir. Bu nedenle, elinde kanunun aradığı nitelikte resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge bulunmayan alacaklının bu yola başvurması, davanın usulden reddine ve maddi tazminat yükümlülüğüne yol açabilmektedir.
2. İLAMSIZ İCRA TAKİBİNDE BORCA İTİRAZ VE TAKİBİN DURMASI SÜRECİ
İlamsız icra takibinde borçluya gönderilen ödeme emri (Örnek No: 7), borçluya borcu ödemesi veya itiraz etmesi için 7 günlük kesin bir süre tanır. Borçlu, bu 7 günlük süre içerisinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak başvurarak borca, faize, yetkiye veya imzaya itiraz edebilir.
[Alacaklı: İcra Takibi Başlatır (Örnek No: 7)] ▼ [Borçluya Ödeme Emri Tebliği] ▼ [7 Gün İçinde İtiraz] ▼ [Takip Durur] ▼ [İtirazın Kaldırılması] (İcra Hukuk Mahkemesi - 6 Ay) [İtiraz Edilmezse] ▼ [Takip Kesinleşir / Haciz] ▼ [İtirazın İptali] (Genel Mahkeme - 1 Yıl)
Borçlunun süresinde yapacağı itiraz ile birlikte icra takibi kanun gereği kendiliğinden durur. Takibin durmasıyla alacaklı borçlunun malvarlığı üzerinde hiçbir haciz işlemi gerçekleştiremez; mevcut takibe ilişkin icra işlemleri olduğu yerde kalır. Takibin yeniden canlandırılması ve icra alanında cebri icra gücünün tekrar kazanılması için itirazın hükümden kaldırılması zorunludur.
İtirazın türü, alacaklının atacağı bir sonraki adımı doğrudan belirler:
- Borca İtiraz: Borcun bulunmadığı, ödendiği (itfa), ertelendiği (imhal) veya zamanaşımına uğradığı iddialarını kapsar.
- İmzaya İtiraz: Takip dayanağı belgedeki imzanın borçluya ait olmadığı iddiasıdır. İmzaya itirazın ayrıca ve açıkça yapılması gerekmektedir (İİK m. 62/5). Aksi halde imza ikrar edilmiş sayılır.
- Yetkiye İtiraz: İcra dairesinin yetkisine ilişkin itirazdır. Borca itiraz ile birlikte yapılması şarttır.
3. İTİRAZIN KALDIRILMASI İLE İTİRAZIN İPTALİ DAVASI ARASINDAKİ TEMEL FARKLAR
İcra hukukunda takibin devamını sağlamak isteyen alacaklı için iki alternatif yol bulunmaktadır. Ancak bu iki yol gerek yargılama usulü, gerek hak düşürücü süreler, gerekse de ispat araçları bakımından köklü farklar barındırır.
Aşağıdaki tablo, 2026 yılı güncel mevzuatı çerçevesinde iki kurum arasındaki temel farkları özetlemektedir:
Karşılaştırma Kriteri | İtirazın Kaldırılması (İİK m. 68-69) | İtirazın İptali Davası (İİK m. 67) |
|---|---|---|
| Görevli Mahkeme | İcra Hukuk Mahkemesi | Genel Mahkemeler (Asliye Hukuk / Tüketici / Ticaret) |
| Hak Düşürücü Süre | İtirazın tebliğinden itibaren 6 AY | İtirazın tebliğinden itibaren 1 YIL |
| Yargılama Usulü | Basit yargılama usulü (Seri ve dar yetkili) | Yazılı / Basit yargılama (Geniş yetkili) |
| İspat Araçları | Yalnızca İİK m. 68’deki yazılı belgeler | Her türlü delil (Tanık, yemin, ticari defterler, keşif) |
| Harç Oranı | Maktu Harç | Nispi Harç (Dava değerine göre) |
| Maddi Anlamda Kesin Hüküm | Oluşturmaz (Genel mahkemede dava açılabilir) | Oluşturur (Maddi anlamda kesin hükümdür) |
| Islah Müessesesi | Uygulanmaz | Uygulanır |
Uygulamada yapılan en büyük stratejik hata, elinde İİK m. 68 anlamında kuvvetli bir belge bulunmayan alacaklının, sırf maktu harç avantajı ve hızlı sonuç alma arzusuyla İcra Hukuk Mahkemesi'ne başvurmasıdır. Belgesi yetersiz olan alacaklı, dava reddedildiğinde hem zaman kaybetmekte hem de aleyhine tanzim edilen yargılama giderleri ve kötüniyet/icra tazminatları ile karşı karşıya kalmaktadır.
4. İCRA İFLAS KANUNU MADDE 68 KAPSAMINDA MÜNHASIRAN KABUL EDİLEN BELGELER
İcra Hukuk Mahkemesi'nde itirazın kesin kaldırılması talebinin kabul edilebilmesi için alacaklının takibe koyduğu alacağın İİK m. 68’de sayılan tahdidi (sınırlı) belgelerden biri ile ispatlanması şarttır.
Bu belgeler şunlardır:
- İmzası Borçlu Tarafından İkrar Edilmiş Adi Sened: Borçlunun altındaki imzayı inkar etmediği, içeriğinde belirli bir para borcunun kayıtsız ve şartsız kabul edildiği yazılı belgelerdir.
- Resmi Dairelerin veya Yetkili Makamların Yetkileri Dahilinde ve Usulüne Uygun Olarak Verdikleri Belgeler: Noter senetleri, idari mercilerin borç ikrarı içeren belgeleri bu kapsamdadır.
- Kredi Kurumları İle İlgili Belgeler: Bankaların kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarnameleri ve borç ödeme taahhütleri İİK m. 68/b kapsamında özel bir ispat gücüne sahiptir.
- Resmi Şekilde Düzenlenen veya İmzası Noterce Onaylanan Belgeler: Noter huzurunda re'sen tanzim edilen veya imzası onaylanan borç ikrarı içeren senetler.
Önemli Yargıtay İçtihat Vurgusu: Fatura, sevk irsaliyesi, teklif mektubu veya tek taraflı düzenlenen cari hesap ekstreleri borçlunun imzası veya onayı bulunmadıkça İİK m. 68 anlamında "itirazın kaldırılmasını sağlayan belge" niteliğinde değildir. Bu tür belgelerle başlatılan takiplere itiraz edilmesi halinde izlenmesi gereken yol İtirazın İptali davasıdır.
5. İTİRAZIN KESİN KALDIRILMASI (İİK m. 68) VE BAŞVURU ŞARTLARI
Borçlu, talebe konu icra takibinde borca itiraz etmiş ve dayanak belgeye karşı imzayı açıkça inkar etmemişse, alacaklı İtirazın Kesin Kaldırılması yoluna başvurur.
İtirazın Kesin Kaldırılması Koşulları:
- Geçerli Bir İlamsız İcra Takibi: Usulüne uygun başlatılmış bir takip ve borçluya yapılmış tebligat bulunmalıdır.
- Süresinde Yapılmış İtiraz: Borçlunun 7 gün içinde borca itiraz ederek takibi durdurmuş olması gerekir.
- Nitelikli Belge Varlığı: Alacağın İİK m. 68’de sayılan belgelerden biriyle belgelenmiş olması zorunludur.
- 6 Aylık Hak Düşürücü Süre: Borçlunun itiraz dilekçesinin alacaklıya icra dairesince resmen tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Tebliğ yapılmadığı sürece 6 aylık hak düşürücü süre işlemeye başlamaz.
İtirazın kesin kaldırılması duruşmalı olarak incelenir. Hakiki incelemede borçlu, itirazını ancak İİK m. 68'deki belgeler düzeyinde eşdeğer bir belge ile ispatlayabilir (örneğin borcun ödendiğini gösteren imzalı makbuz, ibra senetleri veya resmi ödeme dekontları). Borçlu, bu aşamada tanık dinletemez veya belge dışı soyut iddialarda bulunamaz.
6. İTİRAZIN GEÇİCİ KALDIRILMASI (İİK m. 68/a) VE İMZA İNKARI SÜRECİ
Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken takibe dayanak yapılan adi senetteki veya belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını açıkça bildirmişse (imzaya itiraz), alacaklı İtirazın Geçici Kaldırılması (İİK m. 68/a) talebiyle İcra Hukuk Mahkemesi’ne başvurmak zorundadır.
İmza İncelemesi Ve Yargılama Prosedürü:
- Duruşmaya Katılım Zorunluluğu: İmzaya itiraz eden borçlu, duruşmada bizzat hazır bulunmak veya haklı bir mazeret sunmak zorundadır. Duruşmaya mazeretsiz gelmeyen borçlunun itirazı geçici olarak kaldırılır ve aleyhine senet bedelinin %10'u tutarında para cezasına hükmolunur.
- İmza Tatbiki ve Bilirkişi İncelemesi: Borçlu duruşmada hazır bulunursa, mahkeme hakimi borçlunun imza örneklerini alarak (istiktap) borçlunun samimi imza örneklerini içeren resmi kurum belgeleriyle (tapu, noter, emniyet imza kayıtları) karşılaştırılmak üzere dosyayı bilirkişiye (Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanı) tevdi eder.
- Karar Aşaması: Bilirkişi raporu doğrultusunda imzanın borçluya ait olduğu tespit edilirse, mahkeme itirazın geçici kaldırılmasına karar verir. Borçlu aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına ve senet bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilir.
İtirazın geçici kaldırılması kararı üzerine borçlu, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde Borçtan Kurtulma Davası (İİK m. 69) açmazsa, geçici kaldırma kararı kesin kaldırmaya dönüşür ve alacaklı kesin haciz isteme hakkı kazanır.
7. İCRA HUKUK MAHKEMESİNDE GÖREV, YETKİ VE HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRELER
İtirazın kaldırılması süreçlerinde usul kuralları kamu düzenindendir ve mahkemece doğrudan doğruya (re'sen) dikkate alınır.
- Görevli Mahkeme: Takibin yürütüldüğü yerdeki İcra Hukuk Mahkemesi'dir. İcra Hukuk Mahkemesi müstakil olarak kurulmamışsa, Asliye Hukuk Mahkemesi İcra Hukuk Mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.
- Yetkili Mahkeme: Takibin başlatıldığı icra dairesinin bağlı bulunduğu yer mahkemesidir. Yetki kesin değildir; ancak icra takibindeki yetkiye itiraz edilmemişse icra dairesinin yetkisi kesinleştiğinden, mahkemenin yetkisi de buna paralel olarak kesinleşir.
- Hak Düşürücü Süre: Borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ edildiği tarihten itibaren 6 AY dır. Bu süre hak düşürücü süre olup, geçirilmesi halinde alacaklı bir daha İcra Hukuk Mahkemesi'nde itirazın kaldırılmasını isteyemez. Ancak alacaklının genel mahkemelerde 1 yıllık süre içinde İtirazın İptali davası açma hakkı saklı kalır.
8. İCRA İNKAR TAZMİNATI VE KÖTÜNİYET TAZMİNATI HESAPLAMA ESASLARI (2026)
İcra ve İflas Kanunu, haksız itirazlarla takibi uzatan borçlular ile haksız veya kötüniyetli takip başlatan alacaklıları caydırmak amacıyla tazminat mekanizmaları öngörmüştür. 2026 yılı güncel mevzuat hükümleri ve oranları şu şekildedir:
- İcra İnkar Tazminatı (Alacaklı Lehine): Borçlunun itirazının kaldırılmasına karar verildiğinde, alacaklının talebi olması halinde borçlu aleyhine hükmedilir. Tazminat oranı, takip konusu asıl alacak miktarının %20'sinden az olamaz. Hükmedilebilmesi için alacağın likit (belirli veya belirlenebilir) olması şarttır.
- Kötüniyet Tazminatı (Borçlu Lehine): Alacaklının takibe geçmekte haksız ve kötüniyetli olduğu (örneğin borcun ödenmesine rağmen takibe geçildiği) sabit olursa, talebi üzerine alacaklı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilir. Oranı yine asıl alacağın %20'sinden az olamaz.
Pratik Detay: İcra Hukuk Mahkemesince hükmedilen %20 icra inkar tazminatı, kararın kesinleşmesi beklenmeden icraya koyulabilir. Ancak takibin kendisi istinaf incelemesinde icranın geri bırakılması (tehir-i icra) kararına konu edilmişse infaz durur.
9. UYGULAMADA EN SIK YAPILAN USUL HATALARI
25 yıllık kurumsal saha tecrübemiz ve İcra Hukuk Mahkemeleri nezdindeki gözlemlerimiz ışığında, tarafların en sık yaptığı ve telafisi imkansız hak kayıplarına yol açan usul hataları şunlardır:
- Yanlış Mahkemede Dava Açılması: Belgeleri yetersiz olduğu halde sırf hızlı sonuç almak için İcra Hukuk Mahkemesi'ne başvurulması ve davanın reddedilerek dava masraflarının müvekkile yüklenmesi.
- 6 Aylık Sürenin Kaçırılması: İtiraz dilekçesinin tebliğ tarihinin gözden kaçırılarak 6 aylık hak düşürücü sürenin doldurulması.
- İmzaya İtiraz Davalarında Duruşmaya Katılmamak: Borçlu vekilinin borçlu müvekkilini duruşmada hazır etmemesi sebebiyle borçlunun haksız duruma düşmesi ve %10 para cezasına çarptırılması.
- Tazminat Talebinin Dilekçede Unutulması: İcra inkar tazminatının talep edilmemesi durumunda mahkemenin re'sen tazminata hükmedememesi (Taleple bağlılık ilkesi).
- Takip Dayanağı Belge Aslının Mahkemeye Sunulmaması: İcra mahkemesi incelemelerinde belge asıllarının dosyaya girmemesi nedeniyle bilirkişi incelemesinin gecikmesi veya davanın usulden reddi.
10. ALACAKLI PERSPEKTİFİNDEN HIZLI VE ETKİN İNFAZ STRATEJİLERİ
İcra takibine itiraz edilmiş bir alacaklı için temel hedef, takibi en kısa sürede canlandırıp haciz aşamasına geçmektir. Alacaklı vekillerinin takip sürecinde dikkate alması gereken temel stratejik adımlar şunlardır:
- Eşzamanlı Belge Analizi: İtiraz tebliğ edilir edilmez takibe dayanak belgenin İİK m. 68 şartlarını karşılayıp karşılamadığı hızla analiz edilmelidir. Belge m. 68 kapsamında değilse hiç zaman kaybetmeksizin Asliye Hukuk / Ticaret Mahkemelerinde İtirazın İptali davası açılmalıdır.
- İhtiyati Haciz İlişkisi: Takip öncesinde veya takiple birlikte alınmış bir ihtiyati haciz kararı varsa, itirazın kaldırılması davası 6 aylık süreye bakılmaksızın kanuni süresi içinde açılmalıdır. Aksi halde ihtiyati haciz hükümsüz kalır.
- Duruşma Öncesi Hazırlık: İmzaya itiraz davalarında borçlunun kamu kurumlarındaki imza sirküleri, tapu ve banka imzalarının yer aldığı kurumlar mahkemeye ilk dilekçede bildirilerek müzekkere yazılması sağlanmalı, süreç hızlandırılmalıdır.
11. BORÇLU PERSPEKTİFİNDEN SAVUNMA STRATEJİLERİ VE İTİRAZ HAKKININ KULLANIMI
Haksız veya şaibeli bir icra takibi ile karşı karşıya kalan borçlu tarafından savunmanın doğru kurgulanması telafisi imkansız hak kayıplarını önler:
- İtiraz İradesinin Netliği: Ödeme emrine itiraz edilirken borcun tamamına mı yoksa bir kısmına mı itiraz edildiği açıkça yazılmalıdır. Kısmi itirazda itiraz edilen miktar açıkça gösterilmezse itiraz edilmemiş sayılır (İİK m. 62/4).
- İmza ve Borç Ayrımı: Belgedeki imza borçluya ait değilse, "borcum yoktur" ifadesi yetersizdir. "Takip dayanağı belgedeki imza tarafıma ait değildir, imzaya ve borca açıkça itiraz ediyorum" şeklinde spesifik itiraz yapılmalıdır.
- Borçtan Kurtulma Davası Açılması: Geçici kaldırma kararı verilen borçlu, 7 gün içinde genel mahkemelerde Borçtan Kurtulma Davası (İİK m. 69) açarak %15 teminat yatırmak suretiyle takibin kesinleşmesini ve haczi engelleyebilir.
12. KAMBİYO SENETLERİNE ÖZGÜ HACİZ YOLUNDA İTİRAZIN KALDIRILMASI İSTİSNALARI
Çek, poliçe ve bono (senet) gibi kambiyo senetlerine dayalı takiplerde (Örnek No: 10) itiraz usulü genel ilamsız takipten farklılık gösterir.
Kambiyo takiplerinde borçlu, itirazını icra dairesine değil, 5 gün içinde doğrudan İcra Hukuk Mahkemesi'ne dilekçe ile yapmak zorundadır.
Kambiyo senedine dayalı takiplerde borca veya imzaya yapılan itiraz, takibi kendiliğinden durdurmaz. Takibin durması için İcra Hukuk Mahkemesi'nden geçici durdurma kararı (Müteferrik karar) talep edilmelidir.
Hakimin yapacağı inceleme neticesinde borçlunun itirazı haklı görülürse takip durdurulur veya iptal edilir; alacaklı aleyhine tazminata hükmolunur.
13. İCRA HUKUK MAHKEMESİ KARARLARININ İSTİNAF VE TEMYİZ KANUN YOLUNA ETKİSİ
İcra Hukuk Mahkemesi kararlarına karşı kanun yollarına başvuru esasları 2026 yılı parasal sınırları doğrultusunda şu şekildedir:
İstinaf Sınırı ve Başvuru:İcra Hukuk Mahkemesi kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak dava konusunun kanunda belirtilen maktu parasal sınırın altında kalması halinde karar kesindir.
Takibin Durmasına Etkisi: İtirazın kaldırılması kararının istinaf edilmesi takibin infazını kendiliğinden durdurmaz. Borçlunun takibi durdurabilmesi için İİK m. 36 kapsamında İcra Müdürü’nden süre alarak BAM'dan Tehir-i İcra (İcranın Geri Bırakılması) kararı getirmesi şarttır.
14. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU VE DAİRE KARARLARI IŞIĞINDA EMSAL İÇTİHATLAR
İcra hukukundaki uyuşmazlıkların çözümünde Yargıtay’ın müstakar kararları yön vericidir:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2021/12-341, K. 2023/112:
"İcra Hukuk Mahkemesi dar yetkili bir mahkeme olup, İİK 68. maddesinde sayılan belgeler dışında harici belgelere dayanarak borcun varlığı veya yokluğu konusunda genel mahkeme gibi yargılama yapamaz. Alacaklının dayandığı belge cari hesap ekstresi olup borçlunun imzasını taşımıyorsa, itirazın kesin kaldırılması talebinin reddi gerekir."
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E. 2022/8920, K. 2023/4115:
"Borçlu imzaya itiraz etmiş ise, mahkemece borçluya duruşma gününü içerir meşruhatlı davetiye çıkarılmalı ve imza tatbikinde bizzat hazır bulunması ihtar edilmelidir. Usulüne uygun tebligata rağmen mazeretsiz duruşmaya gelmeyen borçlunun itirazının geçici kaldırılmasına ve İİK 68/a-5 maddesi uyarınca senet bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmedilmesi usul ve kanuna uygundur."
15. İCRA HUKUKUNDA İTİRAZIN KALDIRILMASI HAKKINDA SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)
1. İtirazın kaldırılması yargılaması ne kadar sürer?
İcra Hukuk Mahkemeleri basit yargılama usulüne tabi olduğundan, yoğunluğa ve bilirkişi incelemesi (imza incelemesi vb.) gerekip gerekmediğine bağlı olarak ortalama 3 ila 8 ay arasında sonuçlanmaktadır.
2. İtirazın kaldırılması talebi reddedilirse ne olur?
Talebi reddedilen alacaklı, haksız takip yaptığı gerekçesiyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilebilir. Alacaklı, alacağını genel mahkemelerde açacağı genel bir alacak davası veya İtirazın İptali davası ile aramaya devam edebilir.
3. İtirazın kaldırılması kararı sonrasında borçlu ne yapabilir?
Kararın tebliğinden itibaren alacaklı takibe devam edebilir ve haciz talep edebilir. Borçlu takibi durdurmak istiyorsa kararı istinaf etmeli ve İİK m. 36 uyarınca teminat göstererek Tehir-i İcra kararı almalıdır.
4. Avukatsız itirazın kaldırılması davası açılabilir mi?
Hukuken kişinin kendi davasını açması mümkündür. Ancak İcra Hukuk Mahkemeleri katı usul kurallarına ve süre kayıplarına tabi olduğundan, %20 tazminat riski ve hak düşürücü sürelerin kaçırılmaması adına icra uzmanı bir avukattan profesyonel hukuki destek alınması tavsiye edilir.
5. Fatura ve irsaliye ile itirazın kaldırılması istenebilir mi?
Alıcının/borçlunun imzasını veya kabulünü içermeyen faturalar İİK m. 68 anlamında belge sayılmaz. Bu belgelerle itirazın kaldırılması istenemez; genel mahkemelerde İtirazın İptali davası açılması gerekir.
ÖZETİ: İcra Hukukunda İtirazın Kaldırılması
İlamsız icra takibine borçlu tarafından yapılan itirazla duran takibin, alacaklı tarafından İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde yeniden canlandırılması usulüdür. İtirazın tebliğinden itibaren 6 ay içinde açılmalıdır. Alacaklının İİK m. 68'de sayılan yazılı belgelere sahip olması şarttır; aksi halde talep reddedilir.
İLETİŞİM
İcra ve İflas Hukuku, son derece sıkı usul kuralları ve geri dönülemez hak düşürücü süreler içerir. Yanlış bir hukuki adım, alacağınızın zamanaşımına uğramasına veya yüksek tazminat yükümlülükleriyle karşılaşmanıza neden olabilir.
Proaktif Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, 25 yılı aşkın köklü tecrübesi, uzman icra avukat kadrosu ve dinamik takip altyapısıyla alacak tahsili ve ticari uyuşmazlık süreçlerinizde yanınızdadır. İcra takibinize yapılan itirazların kaldırılması ve hukuki risk analizi için büromuzla iletişime geçebilir, profesyonel danışmanlık randevusu oluşturabilirsiniz.
