TEREKENİN TESPİTİ DAVASI NASIL AÇILIR: TMK 589-590, TEREKENİN MÜHÜRLENMESİ, RESMİ DEFTER TUTMA, GÖREVLİ MAHKEME VE DAVA REHBERİ
Miras hukuku pratiğinde en sık karşılaşılan belirsizliklerin başında, vefat eden kişinin (muris) geride bıraktığı mal varlığının, borçlarının ve haklarının tam olarak bilinememesi gelir. Mirasçılar arasında yaşanan bilgi eksikliği veya kötü niyetli mal kaçırma girişimleri, terekenin (miras bırakanın mal varlığı) korunmasını ve doğru biçimde paylaşılmasını engeller. Bu noktada Türk Medeni Kanunu (TMK), mirasçılara terekedeki tüm aktif ve pasif unsurların resmi olarak ortaya çıkarılması için terekenin tespiti davası açma hakkı tanımıştır.
Proaktif Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak hazırladığımız bu rehberde; terekenin tespiti davasının nasıl açılacağını, görevli ve yetkili mahkemelerin neresi olduğunu, mahkeme kanalıyla mal varlığı araştırmasının nasıl yürütüldüğünü ve Yargıtay'ın güncel uygulamalarını adım adım inceliyoruz.
1. TEREKENİN TESPİTİ DAVASI NEDİR? (TMK M. 589 KAPSAMI)
Terekenin tespiti davası; murisin ölümü ile birlikte geride bıraktığı tüm menkul (taşınır), gayrimenkul (taşınmaz) mal varlıklarının, banka hesaplarının, ticari haklarının, alacaklarının ve aynı zamanda borçlarının (pasiflerin) mahkeme eliyle belirlenmesi, kayıt altına alınması ve korunması amacıyla açılan bir hukuki koruma ve tespit davasıdır.
Türk Medeni Kanunu’nun 589 ve devamı maddelerinde düzenlenen bu hukuki süreç, esasen bir "nizasız yargı" (çekişmesiz yargı) işidir. Buradaki temel amaç, mirasçılar arasında bir mülkiyet ihtilafını çözmek ya da mal paylaşımı yapmak değil; mirasın mevcut durumunu "resmi bir fotoğraf" çekerek sabitlemektir. Uygulamada yapılan temel hatalardan biri, terekenin tespiti davasının bir miras paylaşım davası (izale-i şuyu veya taksim davası) ile karıştırılmasıdır. Oysa tereke tespiti, ileride açılacak olan tenkis, muris muvazaası veya mirasın paylaşılması davalarının en sağlam delil altyapısını oluşturur.
2. TEREKENİN HUKUKİ NİTELİĞİ: AKTİF VE PASİF DENGESİ
Bir kişinin ölümüyle tereke bir bütün olarak mirasçılara geçer (TMK m. 599 - Külli Halefiyet İlkesi). Ancak tereke yalnızca evlerden, arabalardan ve bankadaki paralardan ibaret değildir. Terekenin tespiti sürecinde mahkeme iki ana unsur üzerinde durur:
Terekenin Aktifleri (Mal Varlığı ve Haklar)
- Tapuda muris adına kayıtlı tüm gayrimenkuller.
- Trafik tescil kayıtlarındaki araçlar ve iş makineleri.
- Yurtiçi ve yurtdışı bankalardaki mevduat, döviz, kiralık kasa ve yatırım hesapları.
- Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) nezdindeki hisse senetleri, borsa yatırımları.
- Murisin üçüncü kişilerden veya şirketlerden olan alacakları.
- Fikri ve sınai mülkiyet hakları (patent, telif, marka hakları).
Terekenin Pasifleri (Borçlar ve Yükümlülükler)
- Murisin bankalara, finans kuruluşlarına veya şahıslara olan kredi ve borçları.
- Vergi daireleri ve SGK nezdindeki kamusal borçlar.
- Murisin kefaletlerinden doğan hukuki sorumluluklar.
- Cenaze ve defin giderleri ile terekenin mühürlenmesi/yönetilmesi için yapılan masraflar.
Mirasçıların terekedeki borç miktarını kesin olarak bilemediği hallerde terekenin tespiti, mirasın reddi (TMK m. 605/2) yoluna başvurulup başvurulmayacağını belirlemek açısından stratejik önem taşır. Tereke tespiti davası, mirasın hükmen reddi (TMK m. 605/2) yoluna başvurulup vurulmayacağının belirlenmesi açısından hayati bir işlev görür.
3. TEREKENİN TESPİTİ DAVASINI KİMLER AÇABİLİR? (HAK SAHİPLİĞİ)
Terekenin tespiti davası açma hakkı kanun tarafından belirli kişilere tanınmıştır. Çekişmesiz yargı kapsamında değerlendirildiği için husumet kural olarak kimseye yöneltilmez (hasımsız açılır) veya diğer mirasçılar bilgilendirme amacıyla davaya dahil edilir.
- Kanuni Mirasçılar: Çocuklar, eş, anne-baba, kardeşler ve altsoy gibi yasal miras hakkı olan herkes tek başına bu davayı açabilir.
- Atanmış Mirasçılar: Murisin vasiyetname veya miras sözleşmesi ile mirasçı tayin ettiği kişiler.
- Vasiyet Alacaklıları: Kendisine belirli bir mal veya hak vasiyet edilen kişiler (sınırlı yetki çerçevesinde).
- Tereke Alacaklıları: Muristen alacağını tahsil edemeyen ve mirasçıların merasim tutmaktan imtina ettiği durumlarda icra takibi veya alacak davası yöneltecek alacaklılar (TMK m. 590 çerçevesinde).
- Mirasçılardan Birinin Alacaklısı: Borçlu mirasçının payını haczettiren alacaklılar, İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 121. maddesi uyarınca icra hakiminden alacakları yetki belgesine dayanarak terekenin tespiti davası açabilir.
4. GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME
Terekenin tespiti davalarında görev ve yetki kuralları kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re'sen (kendiliğinden) dikkate alınır. Yanlış mahkemede dava açılması zaman ve hak kaybına yol açar.
Görevli Mahkeme
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve Türk Medeni Kanunu uyarınca, tereke işlemlerinde ve tespit davalarında yetkili ve görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi'dir.
Yetkili Mahkeme
Yetki yönünden tek ve kesin kural vardır: Murisin son yerleşim yeri mahkemesi (TMK m. 575). Murisin nüfus kayıtlarında yer alan yerleşim yeri (ikametgahı) neresi ise, tereke tespiti davası doğrudan o yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılmalıdır. Murisin vefat ettiği yer ile yerleşim yeri farklı ise, vefat ettiği yer mahkemesi değil, son resmi ikametgah mahkemesi yetkilidir.
5. DAVA AÇMA SÜRESİ VE ZAMANAŞIMI (HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRELER)
Hukuk uygulamasında en çok karıştırılan hususlardan biri de terekenin tespiti davasının belirli bir süreye tabi olup olmadığıdır.
Hukuki Niteliği İtibarıyla: Terekenin tespiti davası mülkiyet hakkı ve miras hakkı ile doğrudan bağlantılı bir tespit işlemi olduğundan herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Murisin ölümünün üzerinden yıllar geçmiş olsa dahi terekedeki mal varlığının tespiti amacıyla dava açılabilir.
Ancak, TMK m. 590 uyarınca resmi defter tutma veya terekenin mühürlenmesi gibi acil muhafaza önlemleri talep edilecekse, ölüm olayından itibaren makul bir süre içerisinde (özellikle mirasın reddi süresi olan 3 ay dolmadan) hareket edilmesi uygulamada büyük avantaj sağlar. Delillerin karartılması veya malların kazaen/kötü niyetle devredilmesi riskine karşı davanın vakit kaybetmeksizin açılması önerilir.
6. ADIM ADIM TEREKE TESPİTİ VE MAHKEME ARAŞTIRMA SÜRECİ
Dava açıldıktan sonra Sulh Hukuk Hakimi, resmi kurum ve kuruluşlara müzekkere (resmi yazı) yazarak muris adına kayıtlı tüm mal varlığını araştırmaya başlar. Çevrimiçi veri tabanları ve resmi sistemler üzerinden yürütülen araştırma adımları şu şekildedir:
- TAKBİS (Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi) Sorgulaması
Mahkeme, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü sistemine erişim sağlayarak muris adına Türkiye genelinde tescilli tüm gayrimenkulleri (daire, arsa, tarlalar, hisseli tapular) tespit eder.
- EGM (Emniyet Genel Müdürlüğü) Araç Sorgulaması
Türkiye Noterler Birliği (ARTES) ve EGM veri tabanları entegrasyonu üzerinden muris adına tescilli motorlu kara taşıtları sorgulanır.
- BDDK, MKK ve Banka Müzakereleri
Mahkeme, Türkiye Bankalar Birliği, BDDK ve bankaların genel müdürlüklerine yazı yazarak murisin ölüm tarihi itibarıyla; Vadesiz ve vadeli mevduat hesaplarını, Kiralık kasa mevcutlarını, Yatırım hesaplarını, altın ve döviz bakiyelerini, Borsa hisse senetleri (MKK nezdinde) ve fonlarını sorgular.
- Şirket Ortaklıkları ve Ticaret Sicil İncelemesi
Murisin şahıs şirketi veya sermaye şirketlerindeki (LTD, A.Ş.) ortaklık payları Ticaret Sicil Gazetesi ve sanayi odaları nezdinde tescil edilir.
7. BANKA KANALLARI VE BANKA HESAPLARININ İNCELENMESİ (HMK M. 221 UYGULAMASI)
Banka hesaplarının incelenmesi, tereke tespit davalarının en kritik aşamasıdır. Bankacılık Kanunu’ndaki "banka sırrı" ilkesi nedeniyle mirasçılar bireysel başvurularında sıklıkla geriye dönük hesap hareketlerini almakta zorlanırlar. Ancak mahkeme kanalıyla yapılan taleplerde durum farklıdır.
HMK m. 221 uyarınca üçüncü kişiler ve bankalar, mahkemenin istediği bilgi ve belgeleri sunmak zorundadır. Tereke hakimi, bankalardan yalnızca ölüm günündeki bakiyeyi değil, murisin ölümünden önceki döneme ait hesap ekstresi ve hareketlerini de talep edebilir.
Geriye Dönük İnceleme Sınırı Ne Kadardır?
Pratikte en çok sorulan sorulardan biri de banka kayıtlarının kaç yıl geriye dönük inceleneceğidir. Bankacılık mevzuatı uyarınca bankaların evrak saklama yükümlülüğü 10 yıldır. Dolayısıyla mahkeme, haklı gerekçelerin bulunması halinde murisin ölüm tarihinden geriye dönük 10 yıla kadar olan hesap hareketlerini ve şüpheli para transferlerini inceleyebilir. Bu incelemeler, özellikle mirasçılardan birine sağlığında yapılan örtülü para aktarımlarını (denkleştirme taleplerine esas teşkil edecek işlemleri) ortaya çıkarmada kullanılır.
8. TEREKE TESPİTİ İLE MURİS MUVAZAASI VE TENKİS DAVALARI ARASINDAKİ FARK
Uygulamada müvekkillerimizin en çok karıştırdığı nokta, tereke tespiti davası ile diğer miras davaları arasındaki sınırın net çizilememesidir. Duruşma salonlarındaki tecrübelerimiz göstermektedir ki; yanlış dava türü açılması sebebiyle yıllarca süren hak kayıpları yaşanmaktadır.
Hukuki Kriter | Terekenin Tespiti Davası | Muris Muvazaası Davası | Tenkis Davası |
|---|---|---|---|
| Amaç | Mevcut mal varlığını ve borçları saptamak, defter tutmak | Murisin mal kaçırma amacıyla yaptığı inançlı devirleri iptal etmek | Saklı payı ihlal edilen mirasçının payını yasal sınıra çekmek |
| Görevli Mahkeme | Sulh Hukuk Mahkemesi | Asliye Hukuk Mahkemesi | Asliye Hukuk Mahkemesi |
| Mahiyeti | Çekişmesiz Yargı (Eda hükmü içermez) | Çekişmeli Yargı (İptal ve Tescil içerir) | Çekişmeli Yargı (Tazminat veya İade içerir) |
| Zamanaşımı | Zamanaşımına tabi değildir | Zamanaşımına tabi değildir | Ölümü öğrenmeden itibaren 1 yıl, her halde 10 yıl |
| Sonuç | Mal varlığı listelenir ve muhafaza edilir | Taşınmaz tapusu iptal edilip terekeye döner | Saklı payı aşan kısım nakden veya aynen tazmin edilir |
Kritik Not: Terekenin tespiti davasında mahkeme tapu iptali yapamaz veya bir malın mirasçılar arasında paylaşılmasına karar veremez. Tereke tespiti, muris muvazaası ve tenkis davaları için delil tespiti işlevi görür.
9. İHTİYATİ TEDBİR VE TEREKENİN MUHAFAZASI ÖNLEMLERİ (TMK M. 589-594)
Terekenin tespiti davası açıldığında, terekedeki malların kötü niyetli mirasçılar veya üçüncü kişiler tarafından satılmasını, devredilmesini veya saklanmasını önlemek amacıyla hakimden koruma önlemleri (muhafaza tedbirleri) talep edilebilir.
TMK m. 589 ila 594 maddeleri arasında düzenlenen koruma önlemleri şunlardır:
- Terekenin Mühürlenmesi: Terekede bulunan menkul malların, nakit paraların, ziynet eşyalarının ve önemli evrakların bir odaya veya kasaya konularak mahkemece mühür altına alınması.
- Tereke Defterinin Tutulması: Terekedeki tüm aktif ve pasiflerin resmi memur/bilirkişi marifetiyle kalem kalem yazılması.
- İhtiyati Tedbir Kararları: Taşınmazların tapu kayıtlarına "Tereke Tespiti Davası Vardır / Üçüncü Şahıslara Devredilemez" şerhi işlenmesi; araçların tescil kayıtlarına ve banka hesaplarına blokaj/tedbir konulması.
- Tereke Mümessili (Temsilcisi) Atanması: Mirasçılar arasında uyuşmazlık bulunması veya terekenin yönetimsiz kalması durumunda, mahkemece terekeyi yönetmek ve davalarda temsil etmek üzere bağımsız bir avukat veya uzmanın kayyım/mümessil olarak atanması.
10. DAVA MASRAFLARI, HARÇLAR VE 2026 YILI MAKTU HARÇ UYGULAMASI
Terekenin tespiti davası açarken en çok merak edilen konulardan biri de davanın mali boyutudur.
Maktu Harç Esası
Terekenin tespiti davası bir edim (para veya mal tahsili) davası olmayıp, hukuki durumun saptanmasına yönelik bir çekişmesiz yargı işi olduğu için nispi harca değil, maktu (sabit) harca tabidir. 2026 yılı Harçlar Kanunu tarifesi uyarınca dava açılırken belirlenen maktu başvurma ve karar harcı ödenir. Terekedeki mal varlığının büyüklüğü veya milyarlarca liralık gayrimenkul bulunması davanın harç miktarını değiştirmez.
Gider Avansı ve Bilirkişi Ücretleri
Dava açılırken mahkeme veznesine yatırılması gereken temel giderler şunlardır:
- Maktu Başvuru ve Karar-İlam Harcı,
- Tebligat ve Müzekkere Giderleri (Bankalara, Tapuya, EGM'ye yazılacak yazılar için),
- Taşınmazların başında yapılacak keşif ve bilirkişi (gayrimenkul değerleme uzmanı, hukukçu, mali müşavir) ücretleri.
Dava masrafları davayı açan mirasçı tarafından başlangıçta karşılanır; ancak tespit edilen masraflar terekenin pasifine yazılarak nihai süreçte tereke borcu olarak kabul edilir.
11. YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA TEREKE TESPİTİ UYGULAMALARI
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve miras hukukuna bakmakla görevli 7. Hukuk Dairesi emsal kararlarında, terekenin tespiti davalarında mahkemelerin uyması gereken sınırları net çizmiştir.
Yargıtay HGK E. 2017/14-1823, K. 2021/342
"Terekenin tespiti davası edim davası niteliğinde olmayıp, terekedeki hak ve borçların belirlenmesine yönelik çekişmesiz yargı işidir. Bu davada mahkemece verilecek karar, terekedeki unsurların tespitinden ibarettir. Mahkemenin, tespit edilen taşınmazların ve paraların mirasçılar arasında aynen veya nakden paylaştırılmasına karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır."
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E. 2019/2241, K. 2020/4105
"Tereke hakimi, terekenin korunması ve tespiti ilkesi gereğince, sadece tarafların bildirdiği delillerle bağlı kalmayıp re'sen araştırma ilkesi uyarınca murisin tüm banka hesaplarını, tapu kayıtlarını ve üçüncü kişilerdeki alacaklarını ilgili kurumlardan sormakla yükümlüdür. Eksik inceleme ile tereke tespiti kararı verilemez."
Bu kararlar göstermektedir ki; hakim tereke tespitinde pasif bir konumda kalamaz, kamusal yetkilerini kullanarak resen araştırma yapmak ve tereke defterini eksiksiz oluşturmak zorundadır.
12. ÖRNEK TEREKENİN TESPİTİ DAVASI DİLEKÇESİ DRAFT-ŞABLONU
NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE
[ŞEHİR ADI]
DAVACI : [Adınız Soyadınız] (T.C. Kimlik No: ............)
VEKİLİ : Av. [Adı Soyadı] - Proaktif Hukuk & Danışmanlık Bürosu
DAVALI : Hasımsız (Çekişmesiz Yargı)
KONU : Muris [Murisin Adı Soyadı]'nın terekesinin tespiti, aktifi ve pasifi ile defterinin tutulması ve muhafaza önlemlerinin alınması talebidir.
AÇIKLAMALAR :
- Müvekkilin murisi [Murisin Adı Soyadı], [Tarih] tarihinde vefat etmiştir (EK-1: Mirasçılık Belgesi).
- Murisin vefatı ile birlikte terekede bulunan taşınır, taşınmaz mal varlığı, banka hesapları ve borç durumu mirasçılar tarafından tam olarak bilinememektedir.
- Hak kaybı yaşanmaması ve ileride açılacak hukuki süreçlere esas teşkil etmesi amacıyla; a) TAKBİS üzerinden Türkiye geneli tapu kayıtlarının, b) EGM tescil sisteminden araç kayıtlarının, c) BDDK ve Türkiye Bankalar Birliği aracılığıyla tüm bankalardaki mevduat ve kiralık kasa durumlarının, d) Ticaret Sicil Gazetesi üzerinden şirket ortaklıklarının sorgulanarak tereke aktifi ve pasifinin tespit edilmesini talep etme zorunluluğu doğmuştur.
HUKUKİ NEDENLER : TMK m. 589 vd., HMK ve ilgili mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER : Nüfus kayıtları, mirasçılık belgesi, banka kayıtları, tapu kayıtları, bilirkişi incelemesi ve sair deliller.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
- Muris [Murisin Adı Soyadı]'ya ait terekenin aktifi ve pasifi ile tespiti ve resmi defterinin tutulmasına,
- Taşınmaz ve araç kayıtlarına üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla İHTİYATİ TEDBİR konulmasına,
- Banka hesapları ve mevduat durumlarının re'sen araştırılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]
Davacı Vekili
Av. [Adı Soyadı] / İmza
13. SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)
1. Terekenin tespiti davası açılınca diğer mirasçılara haber verilir mi?
Evet. Dava husumetsiz (hasımsız) açılsa dahi Sulh Hukuk Mahkemesi hakimi, hukuki dinlenilme hakkı gereğince diğer kanuni mirasçılara dava dilekçesini ve duruşma gününü tebliğ eder.
2. Tereke tespiti davası ne kadar sürer?
Davanın süresi mahkemenin iş yüküne, banka ve tapu gibi resmi kurumlardan gelen yanıtların süresine bağlı olarak değişmektedir. Ortalama bir tereke tespiti davası 6 ila 12 ay arasında tamamlanır.
3. Vefat eden kişinin saklanan veya söylenmeyen banka parası bu davada çıkar mı?
Evet. Mahkeme BDDK ve banka genel müdürlüklerine resmi yazı yazarak murisin T.C. Kimlik numarası üzerinden tüm Türkiye'deki aktif-pasif hesaplarını sorgular. Mirasçılardan birinin sakladığı banka hesapları bu yolla ortaya çıkar.
4. Tereke tespiti davası açmak mirasın kabul edildiği (örtülü kabul) anlamına gelir mi?
Hayır. Tereke tespiti davası açmak bir hukuki koruma talebidir ve terekede tasarruf etme anlamına gelmez. Dolayısıyla bu davayı açan bir mirasçı, terekenin pasifinin fazla olduğunu gördüğünde mirasın reddi (TMK m. 605 ) hakkını kullanabilir.
5. Murisin sağlığında başkasına devrettiği evler tereke tespitinde çıkar mı?
Tereke tespiti davasında ölüm anında muris üzerinde kayıtlı olan mallar tespit edilir. Sağlığında başkasına devrettiği gayrimenkuller tapu sorgusunda muris üzerinde görünmez. Ancak tapu geçmişi kayıtlarından çıkarılarak muris muvazaası davasına delil oluşturulabilir.
6. Terekenin tespiti davasında zamanaşımı var mıdır?
Hayır. Terekenin tespiti davası tespit niteliğinde bir dava olduğu için herhangi bir hak düşürücü süre veya zamanaşımına tabi değildir. Murisin ölümünden yıllar sonra da açılabilir.
7. Tereke tespiti davası avukatsız açılabilir mi?
Kanunen dava açma ehliyeti olan herkes avukatsız dava açabilir. Ancak usul kurallarının karmaşıklığı, ihtiyati tedbir taleplerinin zamanında yapılması ve banka/tapu sorgularının eksiksiz takibi bakımından uzman bir miras hukuku avukatı ile çalışılması hak kaybını önler.
14. SONUÇ VE PROFESYONEL HUKUKİ DESTEK
Terekenin tespiti davası, karmaşık ve teknik detaylar içeren, doğru sevk ve idare edilmediği takdirde mirasçıların maddi kayıplara uğramasına yol açabilecek hassas bir hukuki süreçtir. Terekedeki aktif ve pasif unsurların eksiksiz tespiti, banka hareketlerinin geriye dönük incelenmesi ve muhafaza tedbirlerinin zamanında alınması, haklarınızın korunması açısından kritik öneme sahiptir.
Proaktif Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak, 25 yılı aşan köklü tecrübemiz, alanında uzman miras hukuku kadromuz ve disiplinli çalışma prensibimizle miras hukukundan doğan tüm uyuşmazlıklarda yanınızdayız. Tereke tespiti, mirasın paylaşılması ve hak kaybı yaşadığınız tüm süreçler için profesyonel hukuki danışmanlık ve randevu almak üzere büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Terekenin Tespiti Davası Kısaca Nedir?
Terekenin tespiti davası, vefat eden murisin geride bıraktığı tüm taşınır, taşınmaz mal varlığı, banka hesapları ve borçlarının mahkeme eliyle belirlenip kayıt altına alınması işlemidir. Görevli mahkeme murisin son ikametgahındaki Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. Zamanaşımına tabi olmayan bu dava, maktu harçla açılır ve hak kayıplarını önler.
