Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 19 uyarınca, bir tacirin borçlarının ticari olması esastır. Ancak taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır. Bu hukuki durum, ticari işlerde faiz rejiminin adi işlerdeki faiz rejiminden keskin çizgilerle ayrılmasına yol açar.
Ticari uyuşmazlıklara ilişkin yargılama ve icra takiplerinde en sık yapılan temel hata, borç ilişkisinin ticari niteliği göz ardı edilerek alacaklı tarafından genel (adi) faiz oranlarının talep edilmesidir. Ticari faiz, borcun zamanında ödenmemesi nedeniyle meydana gelen parasal değer kaybını ve alacaklının bu paradan mahrum kalması sebebiyle mahrum kaldığı ticari kazancı telafi etmeyi amaçlayan hukuki bir tazmin mekanizmasıdır.
Ticari işlerde faiz yürütülebilmesi için sözleşmede açık bir hüküm bulunması şart değildir. TTK m. 8/1 uyarınca, ticari işlerde faiz kararlaştırılmamış olsa dahi, ticari işin doğası gereği faize hak kazanılır.
Ticari borç ilişkilerinde karşılaşılan faiz türleri temel olarak iki ana grupta incelenir:
Sözleşmesel ilişkilerde sıklıkla tereddüt edilen husus, sözleşmede açıkça kararlaştırılmamış olması halinde temerrüt faizinin istenip istenemeyeceğidir. Sözleşmede akdi faiz kararlaştırılmamış olsa dahi, borçlu vadesinde ödeme yapmadığı takdirde temerrüt faizi talep etme hakkınız kanunen sabittir.
Ticari işlerde uygulanacak faiz oranları belirlenirken 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri esas alınır. Kanun'un 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığı faiz oranı, ticari işlerde temerrüt faizi (avans faizi) olarak uygulanır.
Faiz Türü | Uygulanan Temel Esas | Hukuki Dayanak |
|---|---|---|
| Yasal (Kanuni) Faiz | Genel adi borç ilişkileri için geçerli standart oran | 3095 Sayılı Kanun m. 1 |
| Ticari Temerrüt (Avans) Faizi | Tacirler arası veya ticari iş niteliğindeki borçlar | 3095 Sayılı Kanun m. 2/2 |
| Tedarik Ödemeleri Faizi | Mal ve hizmet tedarikinde uygulanan özel oran | TTK m. 1530 |
Avans faiz oranı değişken bir yapıya sahiptir. Dava veya icra takibi devam ederken TCMB tarafından yayınlanan oranlar değiştiğinde, takibe "değişen oranlarda avans faizi" ibaresi eklenmişse oran otomatik olarak güncellenir.
Sözleşmede faiz öngörülmediği durumlarda izlenecek hukuki rota TTK m. 8 ve 3095 sayılı Kanun m. 2/2 ile çizilmiştir:
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 120. maddesi, temerrüt faiz oranının akdi faiz oranının %100 fazlasını geçemeyeceğini ve her halükarda yasal faiz oranının iki katını aşamayacağını düzenlemektedir.
Kritik Hukuki Ayrım:
Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ve TTK m. 8/1 hükmünün emredici niteliği gereğince; tacirler arasındaki ticari işlerde TBK m. 120 ve m. 88'de yer alan faiz üst sınırları uygulanmaz. Tacirler, basiretli bir iş insanı gibi davranmakla yükümlü olduklarından (TTK m. 18/2), kendi aralarındaki sözleşmelerde faiz oranını serbestçe belirleyebilirler. Bu durum serbest piyasa ve ticari hayatın akışkanlığı ilkesinin bir gereğidir.
Türk hukukunda temel kural "faize faiz yürütülemeyeceği"dir (TBK m. 121, 3095 Sayılı Kanun m. 3). Ancak ticari hayatın gereksinimleri doğrultusunda TTK bu kurala 3 net istisna getirmiştir:
Yukarıda belirtilen yasal istisnalar dışında, sözleşmeye yazılmış olsa dahi faize faiz yürütülmesi şartı kamu düzenine aykırılık teşkil eder ve kesin olarak hükümsüzdür.
Borç döviz cinsinden kararlaştırılmışsa veya dövize endeksli ise faiz hesabı 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre yapılır:
İşletmeler arasındaki mal ve hizmet tedariki sözleşmelerinde alacaklının korunması amacıyla TTK m. 1530 ile son derece katı ve yaptırımı yüksek bir sistem getirilmiştir.
TTK m. 1530'un Getirdiği Avantajlar:
Borçlunun temerrüde düşürülmesi, faizin işlemeye başlayacağı anın tespiti açısından kritik öneme sahiptir. Temerrüt başlangıcı üç şekilde gerçekleşir:
İcra takibinde veya dava dilekçesinde faiz talebi kurgulanırken yapılan usul hataları ciddi hak kayıplarına yol açmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı: "İşin her iki taraf için de ticari sayılması gerekmez. İşin alacaklı veya borçlu taraflardan sadece biri için ticari iş niteliğinde olması, o işten doğan borca ticari temerrüt faizi uygulanması için yeterlidir."
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Kararı: "Belediye veya kamu tüzel kişilerinin bir tacirle girdikleri ticari nitelikteki sözleşmelerden doğan borçlarında, kamu tüzel kişisi tacir olmasa dahi alacaklı taraf tacir ise ticari (avans) faiz istenebilir."
Özellik / Kriter | Adi İşlerde Faiz (TBK) | Ticari İşlerde Faiz (TTK & 3095) |
|---|---|---|
| Temerrüt Faiz Türü | Yasal Faiz | Avans (Reeskont) Faizi |
| Faiz Üst Sınırı (TBK 120) | Uygulanır (Geçerli Sınır Var) | Tacirler Arası Uygulanmaz (Serbest) |
| Bileşik Faiz | Kesinlikle Yasak | Belirli Şartlarla Serbest (TTK 8/2) |
| Kararlaştırılmayan Faiz | İstenemez | Doğrudan Hak Kazanılır |
Sözleşmede taraflar diledikleri faiz oranını serbestçe kararlaştırabilirler. Ancak aşırı yüksek oranlar TBK m. 27 (Ahlaka aykırılık) veya dürüstlük kuralı çerçevesinde yargı denetimine tabi tutulabilir.
Hayır. Faturanın muhataba tebliğ edilmiş olması tek başına borçluyu temerrüde düşürmez. Faturada ödeme için kesin bir vade öngörülmemişse veya ihtarname çekilmemişse faiz fatura tarihinden itibaren işlemez.
İcra takip talebinde faiz türünün (örneğin 'değişen oranlarda reeskont avans faizi') açıkça belirtilmemesi ve yalnızca 'faiz' denilmesi halinde, icra dairesi resen faiz türünü değiştiremez; Yargıtay içtihatları gereği alacaklı yalnızca 3095 sayılı Kanun m. 1 uyarınca yasal (kanuni) faiz oranını talep etmiş sayılır.
Evet, kambiyo senetleri (çek, bono, poliçe) ticari iş niteliğinde olduğundan, ödenmeme durumunda keşideci ve cirantalardan avans faizi talep edilebilir.
Bir borç ilişkisinde ticari faiz kurallarının uygulanabilmesi için öncelikle söz konusu ilişkinin "Ticari İş" niteliği taşıması gerekir.
Ticari İş Karinesi (TTK m. 19/1): Bir tacirin borçlarının ticari olması esastır. Tacirin gerçek kişi olması durumunda, işlemi yaparken bunu ticari işletmesiyle ilgili olmadığını açıkça borçluya bildirmesi veya işin niteliğinin ticari sayılmasına elverişli olmaması hali müstesnadır.
Tek Taraflı Ticari İş (TTK m. 19/2): Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır. Bu düzenleme uyarınca borçlu taraf tacir olmasa dahi, alacaklı tarafın ticari işletmesini ilgilendiren bir hukuki ilişkide alacaklı, alacağına ticari faiz (avans faizi) işletilmesini talep edebilir.
Genel borçlar hukukunda (adi işlerde) akdi faiz istenebilmesi için sözleşmede açık hüküm bulunması şarttır. Ancak ticari hayatta para bir sermaye aracıdır ve zamansal değeri mevcuttur.
Kararlaştırılmama Hali: TTK m. 8/1 gereğince, ticari işlerde faiz miktarı sözleşmede kararlaştırılmamış olsa dahi faize hak kazanılır.
Vade İçi (Akdi) Faiz: Ticari bir ödünç (karz) veya ticari ilişki söz konusu olduğunda, sözleşmede oran belirtilmese dahi yasal/ticari rejim üzerinden faiz talep etme hakkı kanunen doğar.
Ticari temerrüt faizinin oranını ve dayanağını 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun belirler.
Avans Faiz Oranı Bağlantısı: 3095 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığı reeskont faiz oranı, ticari işlerde temerrüt faizi (avans faizi) olarak esas alınır.
Değişen Oranlar İlkesi: Avans faizi sabit bir oran değildir. TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) kararları ile avans faiz oranları değiştikçe, devam eden dava ve icra takiplerinde alacağa uygulanan faiz oranı da kendiliğinden (talep talebinde "değişen oranlarda" ibaresi bulunmak kaydıyla) güncellenir.
Borçlar Hukuku genel hükümlerinde (TBK m. 120), zayıf borçluyu korumak amacıyla temerrüt faiz oranına üst sınır getirilmiştir (Akdi faizin %100 fazlasını veya yasal faizin 2 katını aşamaz). Ancak tacirler arası ticari işlerde bu sınır geçersizdir.
Basiretli Tacir Yükümlülüğü (TTK m. 18/2): Tacir, ticari faaliyetlerinde basiretli bir iş insanı gibi hareket etmek zorundadır. Bu nedenle kanun koyucu, tacirler arasındaki faiz oranlarında TBK m. 120 sınırlamasını uygulamaz.
Oran Serbestisi (TTK m. 8/1): Tacirler, aralarındaki ticari borç ilişkisinde uygulanacak temerrüt faiz oranını %50, %100 gibi serbest oranlarda kararlaştırabilirler. Yargıtay içtihatları doğrultusunda, tacirlerin kendi özgür iradeleriyle belirledikleri bu yüksek oranlar (aşırı fahiş olup dürüstlük kuralını ihlal etmediği sürece) geçerli kabul edilir.
Ticari faiz, cezai bir şart değil; paradan mahrum kalmanın getirdiği kayıpları karşılayan bir tazminat fonksiyonu görür.
Zararı İspat Yükümlülüğünün Bulunmaması: Alacaklı, borçlunun temerrüdü sebebiyle ticari bir zarara uğradığını kanıtlamak zorunda değildir. Temerrüdün gerçekleşmesiyle faiz tazminatı kendiliğinden işlemeye başlar.
Aşkın Zarar (TBK m. 122) Hakkı Saklıdır: İşletilen avans faizi, alacaklının yüksek enflasyon veya kaçırılan ticari fırsatlar nedeniyle uğradığı zararı tam karşılamıyorsa; alacaklı faizi aşan zararı için "aşkın zarar" (munzam zarar) davası açma hakkına sahiptir.
Ticari alacakların tahsilinde yanlış faiz türünün talep edilmesi, yanlış vade tespiti veya hatalı icra takibi kurgusu, işletmeler için yüksek meblağlı finansal ve hukuki hak kayıplarına yol açmaktadır.
Proaktif Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, 25 yılı aşan köklü tecrübesi ve uzman kadrosuyla ticari uyuşmazlıkların çözümü, alacak tahsilat stratejilerinin kurgulanması ve faiz hesaplamalarının mevzuata uygun yürütülmesinde müvekkillerine nitelikli hukuki danışmanlık sunmaktadır.
Ticari alacaklarınızın tahsili ve hukuki süreç yönetimi için uzman avukatlarımızla randevu oluşturabilirsiniz.