AVUKATLIK ÜCRETİNİN YASAL DAYANAĞI (1136 SAYILI KANUN M. 164): AKDİ VE KARŞI VEKÂLET ÜCRETİ, ASGARİ ÜCRET TARİFESİ (AAÜT) VE HUKUKİ REHBER

AVUKATLIK ÜCRETİNİN YASAL DAYANAĞI (1136 SAYILI KANUN M. 164): AKDİ VE KARŞI VEKÂLET ÜCRETİ, ASGARİ ÜCRET TARİFESİ (AAÜT) VE HUKUKİ REHBER
Bu makale Proaktif Hukuk Bürosu tarafından hukuki denetimden geçirilerek onaylanmıştır.

AVUKATLIK ÜCRETİNİN YASAL DAYANAĞI (1136 SAYILI KANUN M. 164): AKDİ VE KARŞI VEKÂLET ÜCRETİ, ASGARİ ÜCRET TARİFESİ (AAÜT) VE HUKUKİ REHBER

Türkiye Cumhuriyeti hukuki sisteminde avukat ile müvekkil arasındaki mali ilişkinin temelini ve sınırlarını 1136 sayılı Avukatlık Kanunu tayin eder. Bu kanunun 164. maddesi, avukatlık ücretini net bir şekilde tanımlayarak taraflar arasındaki sözleşme serbestisinin ve yasal kısıtlamaların çerçevesini çizer. Maddi hükme göre avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade eder.

Uygulamada müvekkillerin en çok sorduğu soruların başında, tarafların tamamen özgür iradeleriyle bir ücret belirleyip belirleyemeyecekleri gelmektedir. Avukatlık Kanunu madde 164/2, bu duruma açık bir sınır getirmektedir: "Yüzde yirmibeşi aşmamak üzere, dava olunan veya hükmolunan şeyin belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir." Dolayısıyla, dava konusunun veya elde edilecek kazanımın belirli bir oranının avukata devredilmesi (quota litis) ancak ve ancak %25'lik yasal sınır dahilinde mümkündür. Bu oranın üzerindeki sözleşmeler, yasanın emredici hükümlerine aykırılık teşkil edeceğinden kesin hükümsüzlük (butlan) yaptırımı ile karşı karşıya kalır.

Avukatlık ücretinin belirlenmesindeki bir diğer yasal emredici kural ise Türkiye Barolar Birliği tarafından her yıl yayımlanan Resmi Gazete'de yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin (AAÜT) altına inilemeyeceği kuralıdır. Kanun, avukatın bu tarifenin altında bir ücretle iş kabul etmesini açıkça yasaklamıştır. Duruşma salonlarında ve adliye koridorlarında sıkça karşılaştığımız hatalardan biri, tarafların dostane ilişkiler veya ticari kaygılarla asgari tarifenin altında fiyatlandırma yapabileceğiniz zannetmeleridir; oysa bu durum hem meslek kurallarına aykırıdır hem de mali açıdan disiplin soruşturması ve vergi cezası riskini beraberinde getirir.

AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ (AAÜT) NEDİR VE BAĞLAYICILIĞI NEDİR?

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT), Türkiye Barolar Birliği (TBB) tarafından hazırlanan ve Adalet Bakanlığı’nın onayından geçerek her yıl sonbahar döneminde Resmi Gazete’de yayımlanan, avukatların yürütecekleri hukuki yardımlar karşılığında talep edebilecekleri en düşük ücret miktarlarını gösteren yasal düzenlemedir. İçinde bulunduğumuz 2026 yılı itibarıyla yürürlükte olan tarife, hem maktu (sabit) ücretleri hem de nisbi (oranı belirli) hesaplama tablolarını içerir.

AAÜT’nin bağlayıcılığı iki yönlüdür:

  • İç İlişki Bakımından (Avukat-Müvekkil): Avukat ve müvekkil, tarifenin altında bir meblağ üzerinden anlaşma sağlayamazlar. Ücretsiz dava bakılması istisnai bir durum olup, ancak baro yönetim kurulunun izni ve denetimi ile mümkündür.
  • Dış İlişki Bakımından (Yargılama Gideri): Mahkemeler, davanın sonunda haksız çıkan tarafa, haklı çıkan tarafın avukatı lehine bir vekalet ücreti yükler. Mahkeme hâkimi, bu ücreti tayin ederken tamamen AAÜT hükümlerine bağlı kalmak zorundadır; ne daha düşük bir ücrete hükmedebilir ne de tarafların kendi aralarındaki özel sözleşmeyi baz alarak yüksek bir ücret takdir edebilir.

BARO TAVSİYE ÜCRET ÇİZELGELERİ VE UYGULAMADAKİ ROLÜ

Her ilin barosu (örneğin İstanbul Barosu, Ankara Barosu, İzmir Barosu), her yıl AAÜT’nin yayımlanmasının ardından kendi coğrafi bölgesindeki ekonomik koşulları, büro işletme giderlerini ve yaşam standartlarını gözeterek bir "Tavsiye Edilen En Az Ücret Çizelgesi" yayımlar.

Bu çizelgeler, AAÜT gibi yasal bir zorunluluk teşkil etmez; adından da anlaşılacağı üzere "tavsiye" niteliğindedir. Ancak serbest piyasa koşullarında ve nitelikli hukuki danışmanlık süreçlerinde bu çizelgeler çok önemli bir referans kaynağıdır. Bir davanın karmaşıklığı, harcanacak emek ve zaman göz önüne alındığında, avukatlar hakkaniyete uygun bir ücret belirlemek adına bağlı bulundukları baronun tavsiye çizelgesini esas alırlar. Müvekkillerin "Neden resmi tarifeden daha yüksek bir ücret talep ediliyor?" sorusunun pratik cevabı, işin niteliği ile baronun bu tavsiye kararları arasındaki paralellikte yatmaktadır.

MAKTU ÜCRET HESAPLAMA SİSTEMİ VE UYGULAMA ALANLARI

Maktu ücret, dava konusunun parayla ölçülemediği, malvarlığı haklarına ilişkin olmayan veya kanunun doğrudan sabit bir rakam öngördüğü hukuki iş ve işlemlerde uygulanan sabit ücret modelidir. Bu sistemde davanın ekonomik değerinden ziyade, davanın görüleceği mahkeme türü veya yürütülecek işin niteliği esas alınır.

Maktu ücretlerin uygulandığı başlıca dava ve hukuki işlem türleri şunlardır:

  • Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları, velayet ve nafaka talepleri (maddi-manevi tazminat talepleri harici kısımlar)
  • Ceza mahkemelerinde (Asliye Ceza, Ağır Ceza) sanık müdafiliği veya katılan vekilliği
  • İdare mahkemeleri ve Vergi mahkemelerinde açılan iptal davaları
  • Sulh Hukuk mahkemelerinde görülen tahliye veya ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davaları (bazı durumlarda ortaklığın giderilmesinde nisbi unsurlar bulunsa da temel vekalet ücreti maktudur)
  • Resmi dairelerde yürütülecek müracaat işlemleri, ihtarname keşidesi veya sözleşme hazırlanması

2026 yılı AAÜT verilerine göre her mahkeme türünün maktu ücret alt sınırı farklılaşmaktadır. Örneğin, bir Ağır Ceza mahkemesindeki maktu ücret, Asliye Hukuk mahkemesindeki maktu ücretten işin riski ve ağırlığı sebebiyle daha yüksek baremde belirlenmiştir.

NİSBİ ÜCRET HESAPLAMA SİSTEMİ VE BASAMAKLI TABLO ANALİZİ

Nisbi ücret sistemi, konusu doğrudan doğruya para olan veya parayla ölçülebilen (maddi tazminat, alacak, tapu iptali ve tescil, miras payının nakdi karşılığı vb.) davalarda uygulanan, dava değerinin belirli yüzdeleri üzerinden kademeli olarak hesaplanan sistemdir. Bu sistemde dava konusu meblağ yükseldikçe, uygulanacak vergi-ücret yüzdesi basamaklı olarak düşer.

AAÜT’nin üçüncü kısmında yer alan nisbi tarife tablosu, tipik bir artan oranlı/basamaklı yapıya sahiptir. 2026 yılı güncel baremlerine göre sistem şu mantıkla çalışır:

DAVA EDİLEN / HÜKMEDİLEN TUTAR ARALIĞI

UYGULANACAK ASGARİ VEKALET ÜCRETİ ORANI (%)

İlk 100.000,00 TL için%16,00
Sonra gelen 100.000,00 TL için%15,00
Sonra gelen 300.000,00 TL için%12,00
Sonra gelen 500.000,00 TL için%11,00
Sonra gelen 1.000.000,00 TL için%8,00
Sonra gelen 2.000.000,00 TL için%5,00
Sonra gelen 4.000.000,00 TL için%3,00
8.200.000,00 TL'den yukarısı için%1,00

Not: Yukarıdaki oranlar ve basamaklar, 2026 yılı AAÜT resmi matematiksel modellemesini simüle etmekte olup, hesaplama yapılırken her basamaktaki tutar ilgili oranla çarpılır ve toplam kümülatif vekalet ücretine ulaşılır.

SOMUT ÖRNEK: 1.000.000 TL DEĞERİNDEKİ ALACAK DAVASINDA VEKALET ÜCRETİ HESAPLAMASI

Nisbi vekalet ücretinin mantığını tam olarak kavramak için, uygulamada müvekkillerimizin en çok karıştırdığı basamak geçişlerini somut bir örnek üzerinden, matematiksel olarak adım adım simüle edelim. Dava konusunun net 1.000.000 TL alacak olduğunu varsayalım:

  1. Birinci Basamak Hesaplaması: İlk 100.000 TL için %16 uygulanır. Ücret 1 = 100.000 * 0,16 = 16.000 TL
  2. İkinci Basamak Hesaplaması: Sonraki 100.000 TL için %15 uygulanır. Ücret 2 = 100.000 * 0,15 = 15.000 TL
  3. Üçüncü Basamak Hesaplaması: Sonraki 300.000 TL için %12 uygulanır. Ücret 3 = 300.000 * 0,12 = 36.000 TL
  4. Dördüncü Basamak Hesaplaması: Kalan tutar hesaplanır. Toplam dava değeri 1.000.000 TL idi. Şu ana kadar 100.000 + 100.000 + 300.000 = 500.000 TL işleme alındı. Kalan tutar: 1.000.000 - 500.000 = 500.000 TL'dir. Bu kalan tutar, dördüncü basamak olan "Sonra gelen 500.000 TL için %11" kuralına tabi olur. Ücret 4 = 500.000 * 0,11 = 55.000 TL
  5. Kümeler Toplamı: Toplam Nisbi Asgari Ücret = 16.000 + 15.000 + 36.000 + 55.000 = 122.000TL

Bu hesaplama sonucunda ortaya çıkan 122.000 TL, yasal olarak bu değerdeki bir dava için mahkemenin hükmedeceği ya da avukatın sözleşmesel olarak talep edebileceği asgari sınırdır.

AKDİ (SÖZLEŞMESEL) VEKALET ÜCRETİ NEDİR?

Akdi vekalet ücreti, hukuki yardımı talep eden müvekkil ile bu yardımı sunacak olan avukat arasında tamamen serbest iradeyle (ancak yasal asgari ve azami sınırlar içinde kalmak kaydıyla) yazılı veya sözlü olarak kararlaştırılan ücrettir. Sahadaki tecrübelerimiz göstermektedir ki, hukuki güvenliğin sağlanması adına bu sözleşmenin mutlak surette yazılı yapılması ve ücretin net-brüt ayrımlarının, stopaj ve KDV yükümlülüklerinin sözleşmede açıkça belirtilmesi gerekir.

Akdi ücret, işin başında, devamında veya sonunda müvekkilin avukatına doğrudan ödemekle mükellef olduğu mali borçtur. Dava dilekçesinin hazırlanması, delillerin toplanması, duruşmalara iştirak edilmesi ve sürecin istinaf/Yargıtay aşamaları dahil olmak üzere verilen emeğin doğrudan karşılığıdır.

YARGILAMA GİDERİ OLAN KARŞI TARAF VEKALET ÜCRETİ NEDİR?

Karşı taraf vekalet ücreti, akdi ücretten tamamen bağımsız, kaynağını Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) madde 323 ve Avukatlık Kanunu madde 164/son fıkrasından alan bir yargılama gideridir. Bir dava neticelendiğinde, mahkeme davanın kısmen veya tamamen kabulüne ya da reddine karar verir. Bu karar doğrultusunda, davayı kaybeden taraf, davayı kazanan tarafın kendisini bir avukatla temsil ettirmiş olması olgusu nedeniyle, AAÜT’ye göre hesaplanan bir ücreti ödemeye mahkûm edilir.

Önemli Hukuki Not: Avukatlık Kanunu madde 164/son açık hükmü gereğince: "Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir." Bu ücret, müvekkilin cebine giren bir para değil, doğrudan doğruya davayı kazanan avukatın yasal hakkıdır ve müvekkilin borcu olan akdi ücretten mahsup edilemez.

İKİLİ ÜCRET SİSTEMİNİN MATEMATİKSEL VE HUKUKİ İŞLEYİŞİ

Türkiye’deki avukatlık ücret rejimi "ikili ücret sistemi" üzerine kuruludur. Bir davanın başarılı bir şekilde neticelenmesi halinde avukat, hem kendi müvekkili ile yaptığı sözleşme uyarınca "akdi vekalet ücretine" hem de mahkeme ilamı gereğince haksız çıkan karşı taraftan tahsil edilecek olan "karşı taraf vekalet ücretine" hak kazanır.

Duruşma salonlarında sıkça karşılaştığımız hatalardan biri, müvekkillerin "Avukat bey, davayı kazandık, karşı taraftan vekalet ücreti alacaksınız, o halde benden neden ücret talep ediyorsunuz?" şeklindeki yanılgısıdır. Hukuki gerçeklik şudur: Akdi ücret işin ifasının, karşı taraf vekalet ücreti ise davanın kazanılmasının ve karşı tarafın haksızlığının yasal ödülüdür. Davanın kaybedilmesi halinde ise avukat karşı taraf vekalet ücretini alamaz, üstelik müvekkil davayı kaybettiği için karşı tarafın avukatına AAÜT uyarınca vekalet ücreti ödemek zorunda kalır. Ancak her halükarda, avukat işi doğru ve eksiksiz takip ettiği sürece kendi müvekkilinden akdi ücretini talep etme hakkını korur.

CEZA MAHKEMELERİNDE ÜCRET BELİRLENME KRİTERLERİ (ASLİYE CEZA & AĞIR CEZA)

Ceza yargılaması, bireyin hürriyeti bağlamında en yüksek risk barındıran hukuk dalıdır. Bu nedenle ceza mahkemelerinde vekalet ücretleri belirlenirken davanın parayla ölçülebilir bir değeri olmadığından maktu tarifeler uygulanır. Ancak avukatın üstleneceği sorumluluk, dosyadaki sanık ve mağdur sayısı, delillerin karmaşıklığı (adli tıp raporları, siber suç verileri vb.) ücretin akdi aşamada asgari sınırın ne kadar üzerine çıkacağını belirler.

  • Asliye Ceza Mahkemeleri: Genellikle üst sınırı 10 yılı geçmeyen hapis cezalarını gerektiren dava ve işlere bakar. AAÜT’de bu mahkemeler için belirlenen maktu ücret, adli sürecin takibi, sorgu aşamaları ve duruşma periyotları dikkate alınarak nispeten orta segmenttedir.
  • Ağır Ceza Mahkemeleri: Ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yargılamasını yapar. Bu mahkemelerdeki hukuki süreçler, çok daha hassas ceza hukuku stratejileri ve derin dosya analizleri gerektirir. Bu sebeple Ağır Ceza mahkemelerinin gerek AAÜT maktu alt sınırı gerekse baro tavsiye ücretleri, Asliye Ceza mahkemelerine oranla yaklaşık iki kat daha yüksek baremde şekillenir.

HUKUK MAHKEMELERİNDE ÜCRET ALTYAPISI (ASLİYE HUKUK, SULH HUKUK, TİCARET, İŞ)

Hukuk mahkemelerindeki ücretlendirme mantığı, mahkemenin ihtisas alanına ve dava konusunun niteliğine göre maktu veya nisbi olarak keskin çizgilerle ayrılır:

  • Asliye Hukuk ve Tüketici Mahkemeleri: Tazminat ve alacak gibi malvarlığına ilişkin davalarda tamamen nisbi basamaklı sistemle ücretlendirilirken; isim düzeltme, vasi tayini gibi şahsın hukukuna ilişkin davalarda maktu ücrete tabidir.
  • Asliye Ticaret Mahkemeleri: Şirketler hukuku, kıymetli evrak, konkordato ve ticari nitelikteki yüksek meblağlı alacak davalarına baktığı için uygulamada nisbi ücret tarifesinin en yoğun uygulandığı, ticari risk analizi yüksek mahkemelerdir.
  • İş Mahkemeleri: İşçi alacakları (kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai) ve işe iade davalarına bakar. İşe iade davaları maktu ücretlendirmeye tabi iken, tazminat ve alacak davaları nisbi tarifeye tabidir. Uygulamada müvekkillerin en çok karşılaştığı durum, iş davası sonunda hükmedilen toplam meblağ üzerinden kademeli oranla hesaplanan nisbi vekalet ücretidir.

İDARE VE VERGİ MAHKEMELERİNDE VEKALET ÜCRETİ STANDARTLARI

İdari yargı, devletin veya kamu kurumlarının tek taraflı işlemlerine karşı açılan iptal ve tam yargı (tazminat) davalarını kapsar. Bu mahkemelerdeki yargılama usulü, hukuk mahkemelerinden tamamen farklı olarak dosya ve evrak üzerinden (yazılı yargılama usulü) yürütülür. Duruşma açılması istisnai ve tarafların talebine bağlıdır.

  • İptal Davaları: Bir idari işlemin (örneğin memuriyetten çıkarma, imar planı iptali, ihale kararı iptali) hukuka aykırılık gerekçesiyle iptali talepli davalarda AAÜT uyarınca maktu ücret uygulanır. Eğer dava duruşmalı ise tarife uyarınca ek bir maktu duruşma ücreti eklenir.
  • Tam Yargı Davaları: İdarenin eylem ve işlemlerinden doğan zararların tazmini (maddi-manevi tazminat) talepli davalardır. Bu davalar niteliği gereği parayla ölçülebildiğinden, davanın kabul edilen kısmı üzerinden avukat lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilir.

DAVANIN KISMEN KABULÜ VE KISMEN REDDİ HALİNDE ÜCRET DAĞILIMI (HMK MADDE 326)

Hukuk muhakemesinde en fazla mali hak kaybı yaşanan ve stratejik hata yapılan alanlardan biri, davanın kısmen kabul edilip kısmen reddedilmesi durumudur. HMK madde 326 uyarınca yargılama giderleri (ve doğal olarak yargılama gideri olan karşı taraf vekalet ücreti), tarafların haklılık oranına göre paylaştırılır.

Uygulamada müvekkillerin en çok sorduğu "100.000 TL talep ettim ama mahkeme 60.000 TL verdi, ne ödeyeceğim?" sorusunun cevabı burada gizlidir. Bu durumda:

  • Davacı avukatı, kabul edilen 60.000 TL üzerinden karşı taraftan nisbi vekalet ücreti almaya hak kazanır.
  • Davalı avukatı ise, reddedilen 40.000 TL’lik kısım üzerinden davacı taraftan nisbi vekalet ücreti talep etme hakkı kazanır.

Eğer davanızı açarken altı boş, delillendirilmemiş çok yüksek taleplerde bulunursanız, davanın reddedilen yüksek kısmı yüzünden karşı tarafın avukatına çok ciddi vekalet ücretleri ödemek zorunda kalabilirsiniz. Bu duruma hukuk dilinde "Astarı yüzünden pahalıya gelmek" denir ve tam da bu yüzden dava açılmadan önce risk analizi çok hassas yapılmalıdır.

AVUKATIN AZLİ VEYA İSTİFASI DURUMUNDA ÜCRET HAKKININ AKIBETİ

Avukatlık ilişkisinin temelinde karşılıklı güven yatar. Bu güvenin sarsılması halinde taraflar ilişkiyi sonlandırabilir, ancak bunun mali sonuçları ağır olabilir:

  • Haklı Azil / Haksız Azil: Müvekkil, avukatını her zaman azledebilir. Ancak azil haksız ise (avukat görevini eksiksiz yapmış, hiçbir ihmali yokken azledilmişse), avukat üstlendiği işin ücretinin tamamına hak kazanır. Eğer azil haklı ise (avukat işi ihmal etmiş, süreleri kaçırmışsa), avukat ücrete hak kazanamayacağı gibi müvekkilin uğradığı zararları da tazmin etmekle karşı karşıya kalır.
  • Haklı İstifa / Haksız İstifa: Avukat da haklı bir gerekçeyle (müvekkilin yalan söylemesi, giderleri ödememesi, talimatlara uymaması) işten istifa ederse ücretin tamamına hak kazanır. Gerekçesiz, yani haksız istifa halinde ise avukat o ana kadar aldığı ücretleri iade etmek zorundadır.

YARGITAY İÇTİHATLARI IŞIĞINDA ÜCRET UYUŞMAZLIKLARININ ÇÖZÜMÜ

Yüksek yargı, avukatlık ücret sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda müvekkilin tüketici sıfatına haiz olup olmadığına, sözleşmedeki ücretin net mi brüt mü olduğuna dair çok katı kriterler uygulamaktadır.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Esas: 2018/3452, Karar: 2019/1200 sayılı ilamında özetle: "Avukatlık sözleşmesinde ücretin 'net' olduğunun açıkça belirtilmediği hallerde, kararlaştırılan ücretin brüt olduğu ve bu ücretten doğacak yasal vergi, stopaj ve harç yükümlülüklerinin avukat tarafından karşılanması gerektiği" hüküm altına alınmıştır.

Bu nedenle, duruşma salonlarında sıkça karşılaştığımız mali hatalara düşmemek adına, imzalanan avukatlık ücret sözleşmesinde "KDV ve stopaj vergileri müvekkile aittir" ibaresinin açıkça yer alması, taraflar arasındaki sonraki ihtilafları önleyen en güçlü kalkandır.

ÖZET

Avukat ücretleri, davanın türüne ve konusunun parayla ölçülüp ölçülemediğine göre maktu (sabit) veya nisbi (oranı belirli) olarak hesaplanır. Parayla ölçülebilen davalarda, 2026 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) basamak tablosuna göre %16'dan başlayıp kademeli olarak %1'e düşen oranlar üzerinden hesaplama gerçekleştirilir.

SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)

1. Avukatlık ücreti davanın başında mı ödenir, sonunda mı?

Avukatlık Kanunu ve yerleşik teamüllere göre akdi vekalet ücreti, aksi sözleşmede kararlaştırılmadığı müddetçe işin başında peşin olarak ödenir. Ancak taraflar sözleşme serbestisi kapsamında bu ücreti belirli taksitlere veya davanın aşamalarına göre vadelendirebilirler.

2. Davayı kazandığımda ödediğim avukatlık ücretini geri alabilir miyim?

Davayı kazandığınızda mahkeme karşı tarafa bir vekalet ücreti yükler. Ancak bu ücret AAÜT’ye göre hesaplanır ve doğrudan avukatınıza ait bir yasal haktır. Müvekkilin işin başında avukatına ödediği akdi ücret, davanın kazanılmasıyla doğrudan karşı taraftan aynen geri tahsil edilemez.

3. Avukat davanın başında kesin kazanma garantisi verebilir mi?

Hayır, bir avukatın müvekkiline davanın kazanılacağına dair kesin garanti vermesi yasal ve mesleki olarak yasaktır. Avukat, işi özenle, dürüstlükle ve hukuki bilgi birikimiyle sonuna kadar takip etmekle (özen borcu) yükümlüdür; ancak mahkeme hâkiminin vereceği kararın sonucunu garanti edemez.

4. Danışmanlık ücreti ödemeden avukattan bilgi almak mümkün müdür?

Avukatlık Kanunu uyarınca avukatların ücretsiz iş görmesi, tavsiyede bulunması veya dilekçe yazması yasaktır. Yapılan her türlü hukuki sözlü veya yazılı danışmanlık, baro tarifeleri uyarınca ücrete tabidir ve karşılığında serbest meslek makbuzu kesilmesi zorunludur.

5. Davayı kaybedersem ne kadar ücret öderim?

Davayı kaybetmeniz halinde, işin başında kendi avukatınızla anlaştığınız akdi ücreti ödemekle yükümlü kalmaya devam edersiniz. Buna ek olarak, davayı kazanan karşı tarafın avukatına da mahkemenin hükmedeceği yasal vekalet ücretini (AAÜT uyarınca) ödemek zorunda kalırsınız.

6. Avukatlık sözleşmesi yapılmazsa ücret nasıl belirlenir?

Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı ve ücret konusunda ihtilaf çıktığı durumlarda, Avukatlık Kanunu 164/4 maddesi gereğince mahkeme, davanın kazanılan veya harca esas değeri üzerinden AAÜT’nin altında kalmamak kaydıyla %10 ile %25 arasında hakkaniyete uygun bir nisbi ücrete hükmeder. Konu parayla ölçülemiyorsa maktu tarife uygulanır.

MÜVEKKİL İLETİŞİMİ

Hukuki süreçler, finansal ve idari risklerin bir arada yönetilmesini gerektiren, geri dönüşü zor nitelikli uzmanlık alanlarıdır. Hatalı hesaplanan vekalet ücretleri, eksik ödenen harçlar veya yanlış açılan kısmi davalar, davanın sonunda haklıyken haksız duruma düşmenize ve çok ciddi karşı vekalet ücreti cezalarıyla karşılaşmanıza sebebiyet verebilir.

Proaktif Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, deneyimli avukat kadrosuyla, müvekkillerine sadece mahkeme huzurunda savunma desteği sunmakla kalmaz; davanın açılacağı ilk günden kesinleşeceği son güne kadar oluşabilecek tüm finansal risklerin, harçların ve vekalet ücreti dengelerinin şeffaf bir şekilde analiz edildiği "Dava Maliyet Analizi" raporlamasını sunar. Hak kayıplarının önüne geçmek, yasal sınırları güvenle yönetmek ve davanızın mali portresini profesyonel standartlarda planlamak adına büromuzun kurumsal randevu sisteminden destek alabilirsiniz.


Bu Makaleyi Paylaş




MAKALELER SIKÇA SORULAN SORULAR ETKİNLİKLER VİDEOLAR
cheap air max|cheap air jordans|pompy wtryskowe|cheap nike shoes| bombas inyeccion|cheap jordans|cheap jordan shoes|wholesale jordans|cheap jordan shoes|cheap dunk shoes|cheap jordans|wholesale jewelry china|cheap nike shoes|wholesale jordans|cheap wholesale jordans|cheap wholesale nike