Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi

Bugün bu konuda 55 kişi online danıştı.

Siz de alanında uzman avukatlarımıza tüm süreci hemen danışabilirsiniz.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin tarafları bakım borçlusu(bakıcı, huzurevi vb.) ve bakım alacaklısıdır(bakılan).Türk Borçlar Kanunu madde 611’e göre  bakım borçlusunun borcu bakım alacaklısını ölünceye değin gözetmek ve kollamaktır. Bakım alacaklısı bu hakkını bir başkasına devredemez(TBK.madde 619). Bakım alacaklısı ise bu gözetme ve kollama karşısında bakım borçlusuna karşı sözleşmeyle belirlenecek olan bir bedelin ödenmesi ya da bir mal varlığını veya  bazı mal varlığı değerlerini devretme yükümlülüğü altına girmektedir.

Şekil Şartı

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin var olabilmesi için resmi geçerlilik şartı vardır. Bu şart, TBK madde 612’ye göre ölünceye kadar bakma sözleşmesi, mirasçılık atanmasını içermese bile miras sözleşmesiyle aynı yapılmasıdır.  Miras sözleşmesi nedir? Miras sözleşmesi, Türk Medeni Kanunun 545. maddesinde yer almaktadır. Yine aynı madde miras sözleşmesinin geçerli olabilmesi için de resmi vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerektiğini belirtmiştir. O halde miras sözleşmesi için kanunla öngörülen şekil şartlar ölünceye kadar bakma sözleşmesi için de geçerlidir. Peki resmi vasiyetname nasıl düzenlenir? Bunun cevabına da TMK 532de bulmaktayız. Yani resmi vasiyetname, iki şahidin huzurunda resmi memur tarafından düzenlenir. Resmi memurlar, 1952 senesinin Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararına göre noterler, sulh hakimleri ve sadece konusu taşınmaz olan sözleşmelerde tapu memurlarıdır. Eğer ölünceye kadar bakma sözleşmesi resmi şekle uyulmadan yapılmış ve de bakım borçlusu sözleşmeden doğan bütün sorumluluklarını yerine getirmiş ise sonrasında şekil noksanlığıyla sözleşmenin iptalinin talep edildiği davalarda yargıtay bu talebin iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığı gerekçesiyle bakım borçlusunun lehine kararlar vermiştir.

Güvence

Bakım alacaklısının bir taşınmazı devretme yükümlülüğü altına girdiği sözleşmelerde, bakım alacaklısı,  sahip olduğu haklarını güvence altına almak adına taşınmaz üzerinde yasal ipotek kurma hakkına TBK madde 613 sayesinde sahiptir.

Bakım alacaklısının kanundan kaynaklı nafaka yükümlüsü olduğu kişilere (çocuğu, eşi vb.) karşı yükümlülüklerini, tarafı olduğu ölünceye kadar bakma sözleşmesinden dolayı yerine getiremiyorsa eğer yoksun kalanlar TBK 615/1 uyarınca sözleşmenin iptalini talep edebilirler. Aynı maddenin 3. fıkrasında bu sefer mirasçıların ve alacaklıların yine aynı sebepten tenkis ve iptal davası açma haklarının saklı olduğundan bahsedilmiştir. Mirasçılara özgü olan tenkis davası ne demektir?

Tenkis davası, saklı payına tecavüz edildiğini düşünen mirasçılar tarafından, miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufu ile saklı payı aşacak kadar miras bıraktığı kişilere karşı açılan bir davadır.

Sona Erme

Ölünceye kadar bakma sözleşmelerinin TBK’da belirtilmiş üç tane sona erme şekli vardır. Bunlar, önel (süre) verilerek fesih, önel (süre) verilmeksizin fesih, bakım borçlusunun vefatıdır.

Önel verilerek fesihte, tarafların edimleri arasında önemli ölçüde oransızlık bulunması halinde ve fazla alan tarafın kendisine bağışta bulunulduğunu ispat edemediği takdirde diğer taraf 6 ay önceden bildirmek şartıyla sözleşmeyi fesih hakkına sahiptir. Önel verilmeksizin fesihte ise sözleşmeden doğan borçlara aykırılık nedeniyle sözleşmenin çekilmez hale gelmesi ve başkaca önemli sebeplere dayanılarak sözleşmenin devamının imkansız hale gelmesi dolayısıyla taraflardan birisi süre vermeksizin sözleşmeyi feshedebilir. Kanunda sayılan bu sebeplerden dolayı sözleşmenin feshi halinde kusurlu taraf, kusursuz tarafa aldığı şeyi geri verir ve kusursuz tarafın bu yüzden uğradığı zararları tazmin etmekle yükümlü olur. Bakım borçlusunun ölümünde ise bakım alacaklısı sözleşmenin 1 yıl içerisinde feshini isteyebilir.


Bu Makaleyi Paylaş