Taşeron Sözleşmesi

Bugün bu konuda 55 kişi online danıştı.

Siz de alanında uzman avukatlarımıza tüm süreci hemen danışabilirsiniz.

Taşeron Sözleşmesi

Taşeron Nedir?

Taşeron (Alt İşveren), bir işverenden, iş yerinde faaliyet gösteren mal ve hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu iş yerinde aldığı işte çalıştıran gerçek veya tüzel kişiyi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları ifade etmektedir.

Taşeronlaşmanın yaygınlaşmasının nedenlerini, ucuz iş gücü ve bu sebeple rekabetin artırılması olarak açıklayabiliriz. Bu sebeplere bağlı olarak taşeronlaşma, zaman içerisinde işçilerin sendika ve toplu sözleşme haklarını engelleme amacına yönelmiş, bu açıdan işçi hak ve menfaatlerinin temelsiz kalmasına yol açmıştır. Günümüz koşullarında taşeron ilişkisinin artarak yaygınlaşması emeğin sömürülmesine ve sendikal hakların kullanılmasının olumsuz etkilenmesine neden olmuştur.

Proaktif Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, iş hukukundan kaynaklanan ihtilaflarda iş sözleşmelerinin içerik ve hüküm doğurması ile sözleşmelerin yürürlüğünün kanuna uygunluğu denetimi hizmetlerini kaliteli ve uzman kadrosuyla müvekkillerine sunmaktadır. İş hukuku alanında verdiğimiz başlıca hukuki danışmanlık hizmetlerini, işveren ve işçiler arasında çıkabilecek sorunların önlenmesi ya da en aza indirilmesi oluşturmaktadır. İhtilafın kaçınılmaz olduğu hallerde ise, dava yoluyla çözümde müvekkillerin mahkeme huzurunda temsili sağlanmaktadır.

Taşeron İlişkisi ve Kurulması

4857 sayılı İş Kanunu asıl işveren-alt işveren ilişkisinden söz etmekte ve bu ilişkinin taraflarının varlığını açık olarak aramaktadır. Daha açık bir ifadeyle, işi veren kişinin, öncelikle kendisinin de işveren niteliğinde olması, kendisinin de verdiği işte işçi çalıştırıyor olması zorunludur.

Bu şartlar değerlendirildiğinde taşeron ilişkisinin kurulması için öncelikle alt işverenin üstlendiği iş için görevlendirilen işçilerin sadece alınan iş kapsamında belirtilen iş yerinde çalıştırılması zorunludur. Bunun dışında alt işverene teslim edilen iş, asıl işe ve üretime bağımlı olmalı ayrıca verilen iş, işyerinde mal ve hizmet üretiminin yardımcı işlerinden olmalıdır.

4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak bu kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile müteselsilen sorumludur.

Taşeron (Alt İşveren) Sözleşmesi

Asıl işveren ile alt işveren arasında yapılan sözleşmeye alt işverenlik sözleşmesi denir. Asıl işveren ile alt işveren arasında yazılı olarak yapılan alt işverenlik sözleşmesi, hüküm ihtiva etmesi açısından birtakım hususları içermelidir.

Alt işverenlik sözleşmesinde;

- Asıl işveren ve alt işverenin adresleri ve iş unvanları,

- Asıl işveren ile alt işverenin tüzel kişiliği ya da tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluş olması hâlinde işveren vekillerinin adı soyadı ve adresi,

-İş yerinde yürütülen asli faaliyetin ne olduğu, alt işverene verilen işin ne olduğu,

-Alt işverene asıl işin bir bölümü veriliyor ise;

-Verilen işin nitelik gereği teknolojik uzmanlık gerektiren kapsamda olduğu durumlarda teknik açıklama yapılması,

-Taraflarca kararlaştırılmışsa işin başlangıç ve bitiş tarihleri,

-Alt işveren tarafından gerçekleştirilecek faaliyetin iş yerinin hangi bölümünde gerçekleştireceği,

-Asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeriyle ilgili olarak Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden, alt işveren ile birlikte sorumlu olacağı,

-Alt işverenlik sözleşmesinin yapılmasından önce asıl işveren tarafından çalıştırılan işçilerin alt işveren tarafından işe alınması hâlinde, bu işçilerin haklarının kısıtlanamayacağı,

-Alt işverene verilen işin taraflar açısından yürütülme esasları,
-Alt işveren ve asıl işverenin veya vekillerinin imzası, hususlarına yer verilir.

Muvazaa ve Yasaklar

1980’li yıllardan bugüne işçilerin muvazaalı ve hileli taşeron uygulamalarıyla şahsi ve kolektif haklarının sınırlandırılması, kullanılamaz hale getirilmesi kanun koyucu bakımından birtakım düzenlemelerin yapılması ihtiyacını ortaya çıkarmıştır.

Bu anlamda muvazaalı işlemler açısından iki tane yasaklama yürürlüğe konmuştur. Bunlardan ilki asıl işverenin işçileri alt işveren tarafından işe alınarak çalışmaya devam ettirilmesi hususuna ilişkindir. İkinci yasaklama daha önce aynı iş yerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulmasına yöneliktir.

Sözleşmenin muvazaalı olduğu durumlarda itiraz veya sözleşmenin hükümsüzlüğü ve sözleşmenin feshine ilişkin hususlar ilgili yönetmelik ve kanunda ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

 


Bu Makaleyi Paylaş