Yanlış Tedaviden Kaynaklı Tazminat Talebi

Bugün bu konuda 55 kişi online danıştı.

Siz de alanında uzman avukatlarımıza tüm süreci hemen danışabilirsiniz.

Yanlış Tedaviden Kaynaklı Tazminat Talebi

Yanlış Tedavi

Tıp literatüründe “hastaya zarar verebilen veya vermeyen sapmalar” olarak tanımlanan yanlış tedavi kavramı bir süreçten oluşmaktadır. Bu süreçte, hasta ile hekimin arasındaki ilişkide hata olarak kabul edilen durumları şu şekilde saymak mümkündür;

  • İletişim eksiklikleri ve kayıt hataları.
  • Yetki sınırlarının aşılması (hekimin uzmanlık alanı olmaması) ve konsültasyon.
  • Aydınlatılmış rızanın bulunmaması.
  • Tanı hataları.

Yanlış Tedaviden Dolayı Tazminat Sorumluluğu

Yanlış tedavide hekimin sorumluluğu karşımıza, hastada meydana gelen zararları tazmin etme yükümlülüğünde ortaya çıkmaktadır. Hekimlerin bu tazmine yönelik yükümlülüklerinin iki dayanağı bulunmaktadır. Bunlar;

  • Sözleşmeye dayalı hukuki sorumluluk ve
  • Haksız fiile dayalı hukuki sorumluluktur.

Karşılaşabileceğimiz yanlış tedavi sorununda hekiminin sorumluluğuna gitmek adına hem sözleşmenin hem de haksız fiilin koşulları oluşmuşsa bile iki dayanak için ayrı ayrı tazminat talep edilememektedir. Sadece tek tazminat ödenmektedir.

Yanlış Tedavide Tazminat Talebi İçin Her İki Dayanakta Ortak Koşullar

Tazminat talebi ister sözleşmeye aykırılıktan kaynaklansın ister haksız fiilden kaynaklansın, hekimin sorumluluğunun gündeme getirebilmek için şu ortak koşulların meydana gelmesi gerekmektedir;

  • Hekimin sözleşmeyle üstlendiği borca yahut hukuka aykırı bir harekette bulunması.
  • Bu hareket sonucu bir zarar doğmuş olmalı, bu zarar maddi de olabilir manevi de.
  • Zarar ile hareket arasında neden sonuç ilişkisinin bulunması.
  • Hekimin göstermesi gereken dikkat ve özeni göstermemesi neticesinde kusurlu olması.

Yanlış Tedavide Sözleşmeye Dayalı Tazminat Talebi

Hekim ile hasta arasında kurulan bu sözleşmeye öğretide “tıbbi müdahale sözleşmesi denmektedir. Kurulan bu sözleşmede en önemli nokta, sözleşmenin ancak bu sözleşmeyi yapmaya yetkili kişilerle yapılmasıdır. Eğer kanun ile yetkilendirilmemiş, yani hekimlik ruhsatı bulunmayan ya da uzman olduğunu belirttiği tıp alanıyla ilgili uzmanlığı bulunmayan kişilerin yaptığı sözleşmeler geçersiz olacaktır.

Kanunlarımızda özel olarak düzenlenmemiş olan bu sözleşme türümüze, başka sözleşmelere dair düzenlemelerin genel hükümleri uygulanır. Bu başka sözleşmelerimiz “vekalet” ve “eser” sözleşmeleridir. Türk Borçlar Kanununda yer alan vekalet sözleşmesi madde 502-514 arası düzenlenmiştir. Eser sözleşmesi de aynı kanunda yer alıp madde 470-486 arasında düzenlenmiştir.

Hekim ile hasta arasında kurulan bu sözleşme genelde vekalet sözleşmesi olarak kabul edilmektedir. Ancak Yargıtay plastik cerrahlar ve bazı durumlarda diş hekimleriyle kurulan sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu kabul etmektedir.

Hükümleri kabul edilen bu iki tür sözleşmemizde doğacak sorumluluğa göre temel farklılıklar vardır. Vekalet sözleşmesinde işin özenle yapılması sorumluluğu, yani gereken özen gösterilse bile istenilen sonuca ulaşıp ulaşamamak önemli değil iken, eser sözleşmesinde iş özenle görülmese bile sözleşmenin diğer tarafına sonuç taahhüdünde bulunduğundan vaat edilen sonuç meydana gelmelidir. Yargıtay’a göre eser sözleşmesinde sorumluluğun gündeme gelebilmesi için vaat edilen sonucun meydana gelmemesi gerekir.

Eğer sözleşmeye dayalı tazminat talebinde bulunulacaksa, haksız fiilin aksine ispat yükümlülüğü yoktur.

Yanlış Tedavi de Haksız Fiile Dayalı Tazminat Talebi

Her durumda hekim ile hasta arasında sözleşme kurulmamış olabilir. Özellikle bu durum karşımıza, hastanın, özel hastane ya da devlet hastanesine başvurusunda karşımıza çıkmaktadır. Bu gibi durumlarda devreye haksız fiil hükümleri girmektedir. Devreye giren haksız fiil hükümleri ile birlikte tazminat sorumluluğu özel hastanede veya devlette doğmaktadır. Haksız fiil dediğimiz hukuki kurum, hukuka aykırı bir fiil ile başka birinin mutlak hakkına ihlal edip, bu ihlal neticesinde zarara uğraması demektir. Tıbbi müdahalede, müdahalenin konusunun kişinin hayatı olduğundan mutlak bir hak söz konusu olup hukuka uygunluk koşulları (hastanın rızası vb.) sağlanmayan her fiil hukuka aykırı sayılır. Ve bu durumda devlete ya da özel hastane haksız fiilden dolayı tazminat talebinde bulunulabilir.  Ancak hasta(davacı), haksız fiil hükümlerine dayanarak tazminat talebinde bulunacaksa hekimin kusurunu ispatla yükümlüdür. Zamanaşımı süresi, olayın öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her halde 10 yıldır.

 


Bu Makaleyi Paylaş